Edebiyat Karın Doyurmaz Çay İçirir - 3

Kategorilenmemiş by Sıddık Akbayır yorum yok »

“KAPANMAZ YAĞMURUN AÇTIĞI YARALAR ÇOCUKLARDA”[1]

NEVZAT ONMUŞ’A

‘Klasik müzik başlar başlamaz kapatılan radyoların yanında büyüdük.’[2] şeyhim.
Türkülere düşkünlüğümüzün ‘Sebeb Ey’i biraz da budur.

Cibran’ı, girişindeki eski radyoyla, bir zamanlar o radyolardan yayılan ezgileri asri zamanlara taşıyan türkülerle tanıdık ve sevdik.

1980’li yıllardı şeyhim.
Lisedeydik.

İhtilaller, sabahın erken saatlerinde radyo binalarının ele geçirilmesiyle başlardı. İhtilallerin başarısı sanki büyük ölçüde radyo binalarının ele geçirilmesine bağlıydı. Bütün Türkiye için bir tek mikrofon vardı ve onu elinde tutan, memleketin kaderini elinde tuttuğunu hissediyordu.[3] Devamını oku »

ALİ ŞERİATİ ÜZERİNE NOTLAR!

Kategorilenmemiş by Cem Gençoğlu yorum yok »

Ne okursunuz diye sormaktır asıl kastımız. Ne okursunuz? Bu sorudaki Ne’liğin hangi anlamının kullanılacağı okurun takdirine bırakılmıştır. Takdir okurundur. Çünkü okur bilir…Çünkü okur…
İlk okuma notumuzu İranlı sosyolog Ali Şeriati üzerine koyacağız. “İnsanın Dört Zindanı”… İnsan dört duvar örmüştür kendine. Algısaldır ve tüm algılarının çerçeveleyicisidir. Bireyin seçme özgürlüklerinin sınırlanmasından bahsediyor. Ki seçme özgürlüğü bırakın demokratik haklardan dem vurmayı bir yana varoluş psikologlarının kalemlerini süsleyen nakış oluvermişlerdir. Şeraiti, dar bir çerçeveden geniş bir açıya sahipmişçesine bakabilme zannıyla yaşayan 21.yy insanın portresi çiziliyor. Uzak ve yalın bir portredir bu. Ve  malumdur ki ömrü kısadır yazarın. Söyleyeceklerini eveleyip gevelemeye vakti yoktur. Bilgi ve felsefe bir sağanağa tutulmuşçasına dökülmektedir kaleminden. Okur alışılanın aksine uzun cümleler arasında değil kısa cümlelerin ağırlığında tekrar başa dönüp kelimelerin cesaretine ve haddine selam vermektedir. Özgürleşemeyen birey sorunu. Özgürlüğün kimin sınırında olduğu karmaşası. Sonnot; Kendine kurduğun tuzak; görmeyen bir kölenin daha iyi hizmet edebilmesi için sahibi tarafından göz ucuna yerleştirilmiş gözlüğe can kurtaran muamelesi yapmasıdır.
İkinci not; “Dine Karşı Din” bağırıp çağırılmıştır çok zaman. Din ulusların afyonu diye. Doğru diyor Şeriati şaşırtarak, evet afyondur diyor ve ekliyor 17 yüzyıl filozofları gibi Din, insanların bilimsel sebepler karşısındaki bilgisizliklerin ürünüdür, hatta din halkın boş kuruntularının ürünüdür. Ve soruyor yazar bu din, hangi din dir? Din den kast edilen nedir?  Dinzsizlik var mıdır? Yoksa tarih boyunca karşı karşıya gelen din ile din midir? İlk bakıita oldukça garip anlamının anlaşılması üzerinde çokça düşünülmesi gereken karmaşık kavramları sarahate kavuşturuyor yazar. Kafası karışıklar ve kendinden eminler için güzel bir okuma denemesi olacak.
Üçüncü not; “Sanat”. Sanat nedir gibi üçüncü sınıf bayat  bir tartışmanın ortasına düşmek istemeyenler için; Var olmayan, var olması gerekenin arayışının ince  ince dokunduğu kitabın yerini  koltuk altlarında ayırın. Lakin; sizi şu cümle ile manipüle edeceğim; “bilgi; insanın varolan hakkında bilgilenme çabasıdır, teknik; var olandan mümkün mertebe faydalanmak çabasının aracıdır, oysa sanat; insanın olmayandan yararlanmak için çabasından ibarettir…”
Meraklısına not; okuma notları sadece iyi kitaplar için düşülmez. Kötü kitaplar için düşülmüş notları bu sütunun yazarının rüyalarını süslemektedir.

PORTRE DENEMELERİ 1 “ABDURRAHMAN ARSLAN”

Kategorilenmemiş by Vedat Aydın yorum yok »

MODERN DÜNYADA HİKMETİ ARAYAN BİLGE

Hikmeti yitirdiğimiz zamanlarda yaşamaktayız. Bir el kalbimize pençesini geçirmiş, kirlerini boşaltmakla meşgul. Şeytan, tuzaklarını bin bir türlü ustalıkla ayaklarımızın altına seriyor. Dünya her türlü albenisi ile kalplerimizin en derinlerine nüfuz ediyor. Bu durum karşısında sersemleşiyor, istikametimizi kaybediyoruz.
Vakti ihya eden bereketli bir el özlüyoruz. Kaybettiğimiz hikmeti bize gösterecek, ruhumuza sekine olacak bir bakışa hasret kesilmişiz. Bu bir dost eli, okşadığında, şefkatin tesirini kalbimizin en derinlerinde hissedecek, huzur ve saadet ile dolacağız. Müşevveş hale gelen zihnimiz sükûnete erecek, İslam’ın esaslarıyla müstakim bir çizgide ilerleyeceğiz. Bu bir hayal değil; isteyeceğiz ve istediğimizi elde edeceğiz. Adım atacağız ve başaracağız.

Küfür ehli yüzyıllardır içi boşaltılmış, çağa hitap etmeyen bir İslam sunmaya çalışmaktadır. Modern insanın kolay aldanabileceği zayıf noktaları tespit edip oradan nüfuz etmeye çaba göstermektedirler. Çoğu zaman bunu İslam’ın önüne veya arkasına birtakım sıfatlar ekleyerek yapmaktadırlar. Bugün İslam Dünyasının içine düştüğü vaziyete bakarken büyük bir utanç duymamak mümkün değil. Kendi köklerinden uzaklaştıkça uzaklaşmış, geleceğini Batı’nın köhnemiş ve tefessüh etmiş medeniyetinde aramaya başlamıştır. Müslüman aydınların bir kısmı İslam’ı reforma tabi tutarak sanki İslam’ın artık modern dünyaya vereceği bir cevabı yokmuş gibi davranmaya çalışıyorlar. Devamını oku »

KARA YAZILAR 1

Kategorilenmemiş by Ferhat Kalender yorum yok »

” VİCDAN AYAKLANMASI “

- 42 yaşında KARA bir kadın
insanlığa onuru hatırlatıyor.
bir kadın
hem de siyahi
anglosakson kibrini yerle bir ediyor.
insanlık- kadın - siyahi - amerika
yeryüzü;
siyah bir tende özgürlüğü soluyor.
adı: rosa parks;
ve annemiz hacer’e ne kadar da benziyor…

Etiketler:
 Sayfalar:   « Birinci  ... « 2  3  4  5  6