YOLCU 64 “ KİM EMREDEBİLİR KUŞLARA KIRLARDA SESSİZ OLMAYI?”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

KERVANDAKİLER:*ferhat kalender  *mustafa karaosmanoğlu  *ömer idris akdin  *furuğ ferruhzad  *mustafa köneçoğlu *seyit köse  *müştehir karakaya  *sulhi ceylan  *koray feyiz  *vedat aydın  *hüseyin güç *suavi kemal  yazgıç  *faik öcal  *mustafa uçurum  *ahmet şevki şakalar  *aslınur akdeniz *cemile bayraktar  *bedia belkıs balcılar  *bilal can  *aslı kahraman çınar  *ümran yaka *sümeyye yücebilgili  *ulaş çetinkaya  *ayşe eyüpkoca atila  *telman bayramoğlu *zeynep delav  *banu özbek  *bünyamin doğruer  *hikmet kızıl  *ferhat dönmez  *zülküf şamil ceylan

* MECMUANIN ORTA YERİ: AHMET USTA, ADEM ÖZKÖSE’Yİ KONUŞTURDU : “Tarihin Türkiye’ye Yüklediği Misyon Mazlumların Vicdanı Ve Sığınağı Olmasıdır!”

*FERHAT KALENDER, SEYİR DEFTERİ’NDE YAZDI: “Şunu anla ki; Varlık sebebimiz: Tevhid olmakla, vahyle denetlenip, düzeltilmekle kaim; nimeti, Allah’a teslim olmuşluğumuzda gören, birbirimize güzel ahlakı tavsiye etmek ve göstermek, aramızda adaleti ve merhameti yaygınlaştırmak, özgürlüğü dünyayı sırtımızda taşımak için çaba göstermekte değil, dünyayı ayaklarımızın altına almakta bulan, kazancın yalnızca iyilik yaptığımızda ortaya çıkan hasıla olduğunu bilen, karşımızda yükselen şirk medeniyetine göre değil, ilahi hikmet ve hakikate göre kendine tanımlayan ve kuran bir bilinç evreni içerisinde sahih bir anlam kazanacaktır. “

*ÖMER İDRİS AKDİN, TALUT’UN ÖYKÜSÜNÜ ANLATTI: “Golyat dediler, işte şu ordunun önünde duran bir sıra insanın tam ortasındaki cüsseli kibir abidesi. Öylesine ses çıkarıyorlardı ki sanki binlerce arslan kükremesi sel gibi etrafımızı dolaşıp sahiplerinin genzine geri dönüyordu. Kararlı duruşumuz onları çıldırtıyor ve saldırmak için son hazırlıklarını yapıyorlardı. Kurşunla kaynatılmış gibi saf bağlayan ve yalnızca Allah’tan dileyenden daha onurlu topluluk kimdir? Üstümüze boşalan heyülaya karşı bir adım daha öne çıkmak, omuz omuza, yürek yüreğe. Esenlik yurduna bir dem daha yaklaşmak.  Ve künhüne varmak bu çöl denizinde küçük bir taşın? Bildim. Davut, dediler. Golyat’ın kudreti, Davut’un sapanında eridi.”

*BİLAL CAN, AYNALI BARİKATLARDA MURAT MENTEŞ SERAMONİSİNİ DENEDİ: “Murat Menteş 1970 yılında hayata gözlerini bir İstanbullu olarak açtı. Şiir, deneme, roman türünden eserler verdi. Şimdiye kadar 6 kitabı okuyucuyla buluştu. Dergilerde, gazetelerde ve yayınevlerinde çalıştı. Yazdığı eserler ve yaptığı röportajlarla okuyucuların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Popüler edebiyattan uzakta, popülaritenin bir hayat tarzı mı yoksa bir vuruş şekli olduğuna dair sözleri epeyce çoktur. Deplasmanda plasebo ile bir vuruş şeklinin Allah’ın izni ve yardımı olmadan anarşi ve protest tavrının eksikliğini bilerek şiirler söyledi. Belki bir halk ozanı değildi ama söyledikleri bizim mahallenin esmer delikanlılarını ve keman kaşlılarını epeyce etkiledi.”

*VEDAT AYDIN İBN-İ ARABİ İLE SES VERDİ: “İbn Manzur, meşhur Lisanu’l-Arabının önsözünde, bu sözlüğü yazmaktaki maksadının ‘tıpkı kavmi kendisiyle alay ederken Hz. Nuh’un gemisini inşa etmesi gibi’, ‘Hz. Peygamber’in lisanı’nın bütün kelimelerini bir araya toplamak olduğunu açıklar. İbn Arabî’nin yaptığı da bir manada yine böyle bir gemi inşa etmektir. Ve onun bütün eserleri içinde en çok okunmuş ve atıf yapılmış olanın da Futuhatla ortaya konan summa magna olması hiçbir yönden tesadüfî değildir. İbn Arabî’nin ikinci imlası vefatından ancak iki sene önce tamamlanmış olduğu Futuhat, ilahî ve beşerî âlemlerin –müellifin bütün ömrü boyunca yazmış ve açıklamış olduğu- sırlarının (el-esraru’l-malikiyye ve’l-mülkiyye) muazzam bir mecmuasını sunmaktadır.”

*HASILI; RENKLER SESLERE, SESLER YÜREKLERE DOKUNDU.

YOLCU 63 “HAYY’DAN GELDİK HÛ’DA YANMAYA”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

BU SAYIDA:

I ferhat kalender I ali emre I mustafa karaosmanoğlu I ömer idris akdin I faik öcal I I mustafa köneçoğlu I ismail aykanat I tuba gülşen doğru I zehra aydüz I  yahya kurtkaya I I ü.zeynep kayabaş I  banu özbek I ibrahim tökel I esra elönü I  seyit köse I mustafa uçurum I I selami ay I adem özbay I zekai günal I bedia belkis balcılar I ismail polat I melih sönmez I I muhammed erkam bülbül I selçuk küpçük I gülnaz eliaçık I eyyüp akyüz I esra oruç I I mustafa bilgücü I ahmet usta I gözde gülşin I ümran yaka I sulhi ceylan I abdullah çevik I onur onan I MECMUANIN ORTA YERİ: BİLAL CAN, İSMET ÖZEL’İ YAZDI: “Bir insan eğer ki yazıyorsa onu en iyi tanıtan unsurların başında yazdığı eserleri gelir. Özel yine ‘’Waldo Sen Neden Buradasın’’ adlı eserinde: ‘’ Benim masalımda üç önemli kelime var: Şair, komünist, Müslüman. Eğer bu üç kelimenin benimle bağlantısı hakkında beni ve başkalarını yanlış yönlere sevk etmeyecek, gerçek yönünde uyanışımızı hızlandıracak bazı açıklamalarda bulunabilirsem, bu açıklamalar yapılabilecek nihai açıklama yanında pek sönük kalsa dahi hayaller dünyasında kaybolmayı önleyeceği için iyi ve yeterlidir. ‘’ (sayfa 15) diyerek kendisinin bir resmini çizme gerekliliğinin çok büyük bir şey olmasa da en azından hayallere dalmamak için doğruyu bulabilmek adına önemli bir iş olduğunu belirtmektedir. Bir Masal İsmet Özel’i Özel’in düşünceleri, siyasi, felsefi, edebi düşüncelerinin çözümlenmesi yapılarak şair/yazar’ın bir resmini çizmeye çalışmıştır. Evet, Özel’in bazı düşüncelerinin şerh edilmesi gerekirdi. Ya da bunu soru şeklinde soracak olursak: İsmet Özel’in düşünceleri şerh edilmesi gerekiyor mu?” FERHAT KALENDER     SEYİR DEFTERİ’NDE YAZDI: “Arap sokaklarında milyonların seslendirdiği vatan, millet ve özgürlük gibi sloganları bir zamanlar Osmanlı Devleti’nden kopmak ve bağımsızlaşmak için kullanılmıştı. XX. Yüzyılın başında Batı’nın koruması, kollaması ve her türlü desteği ile sürdürülen mücadele sonunda kendilerini –her kabileye ya da kabileler federasyonuna- birer devlet bahşedildi. Başlarına birer bayrak dikildi. Önce sömürge valileri daha sonra diktatörlük mevkileri ihdas edildi. Bir vatanları ve vatanları içinde yaratılmış milletleri ve milletlerinin kavuştuğu özgürlükleri vardı. Şimdi yine aynı sloganlarla yüzyıl önce inşa edilmiş değerler ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Halklar yine meydanları doldurarak statükoya meydan okuyor ve yine birileri buna çanak tutarak ‘devrim’ diyor.”

YOLCU 62 “NEYİ KAYBETTİĞİNİ HATIRLA”

Bu sayımızda, Kategorilenmemiş by Yolcu Dergisi 1 yorum »

Bu Sayıda:
I ferhat kalender I mustafa köneçoğlu I mustafa karaosmanoğlu I burak akarsu I müştehir karakaya I I ahmet mercan I bülent sönmez I seyit köse I vedat aydın I hikmet kızıl Imehmet aycı I rabia bulut I I ibrahim tökel I gökhan akçiçek I aydın hız I mustafa uçurum I aslınur akdeniz I faik öcal I zekai günal I I eyyüp akyüz I dursun ali sazkaya I yusuf tosun I şeniz ayaz I fatıma zehra merinos I I muhammed erkam bülbül I selçuk küpçük I hüseyin güç I ferhat dönmez I gözde gülşin I I bilal can I cemile bayraktar I m. fatih kutan I sulhi ceylan I ferit genç I

MECMUANIN ORTA YERİ: AHMET USTA, ARİF AY’I KONUŞTURDU:
“Herkes kendinden sorumludur. Ben sorumluluğumun gereğini yerine getiriyorum. İnsan eşref-i mahlûkattır. Bunun gereği olarak şerefli, onurlu, haysiyetli bir yaşam sürmek durumundadır. Bunu engelleyecek her şeye karşı direnmek insanlığımızın bir gereğidir. Buna duruş diyoruz. “İdeolojik” sözcüğünü bu duruşu daha belirgin kılmak için kullanıyoruz. Yoksa ideoloji tek başına belirleyici bir şey değil. Öyle ideolojiler var ki insana zulmün bir aracı.”

Ferhat KALENDER Seyir Defteri’nde yazdı:
“Sınırları yapay şekilde çizilmiş ve uydurulmuş tarihler üzerinde inşa edilen yeni devletler, batılılar tarafından kutsanmış önderlere emanet edilerek vahşi sömürgecilik sistemi, sağmal sömürgecilik dönemine evirildi. Kendileri için öngörülen bu ‘modernist’ duruma adapte olmanın bilimsel teorileri üniversitelerde işlenerek, özellikle yarının dünyasını oluşturacak gençlere aktarıldı. Müslümanların özgürce yaşadıkları topraklara yapay sınırlar çekerek ihtilaf tohumları eken Batılı güçler, bu sınırların kutsallığı üzerinden aynı coğrafyada yüzyıllarca birlikte yaşayan insanları birbirine düşman etmeye çalıştı. Kadim topraklardaki son yüzyıl, burada yaşayan halkların kanı ve rengi kendine benzeyen lakin zihinleri uluslar arası sistem tarafından çürütülerek robotlaştırılmış yönetici elitlerinin aşağılık yöntemlerine şahitlik eder.”

Sayı 61: “SUYU BÖYLE GECERİZ BİZİ AFET SANIRLAR”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

yolcu-sayi-61-kapak
I ferhat kalender I mustafa köneçoğlu I banu özbek I yahya kurtkaya I
I şamil baş I müştehir karakaya I cemile bayraktar I rabia gelincik I recep yazgan I sümeyye şeker I
I ibrahim tökel I mehmet aycı I fatma serenli I faik öcal I serdar çakıroğlu I leyla anka I
I bilal can I seyit köse I a. vahap dağkılıç I mehmet kızılay I dursun ali sazkaya I sıddık akbayır I
I selçuk küpçük I bülent sönmez I ahmet şevki şakalar I kamil yeşil I muhammed erkam bülbül I
I adem özbay I sümeyye betül karakaya I m. fatih kutan I eda aktaş I ayşegül ağcalar I

MECMUANIN ORTA YERİ: AHMET USTA İHSAN ELİAÇIK’I KONUŞTURDU:
“Gelmiş geçmiş en büyük muhafazakâr Ebu Cehil’dir. Dindar, hayır yapan, namaz kılan, hacılara su dağıtan ve fakat malına mülküne tapan bir “anti komunist”ti. Peygamberi servet düşmanı ve dinsiz (sabi) olmakla itham etti. Kureyşi bölmekle suçladı. Ortalığı karıştıran, düzeni bozan çıkışlar yapmakla itham etti. Bütün peygamberler devrimcidir. İslam’ın ruhu itiraz ve isyanda yatar. ”

FERHAT KALENDER RWANDA’YI YAZDI:
““ Batılıların misyonerler öncülüğünde Afrika’nın derinliklerini yokladığı tarihler… Katolik bir misyoner ormanın içindeki kabileye yaklaştığında gördüğü manzaradan oldukça duygulanmış ve içinden ‘bu iş tamam’ demişti. Derme çatma evlerin tam ortasında, üstünde kocaman bir haç bulunan bir kilise. Heyecanla kiliseden içeri girdi. Ancak karşılaştığı görüntüyle şoka uğradı ve gerisin geri dönerken yanındakilere ‘yapacak daha çok işimiz var…’ diye söylendi. Misyonerin içeriye girdiğinde karşılaştığı şey, büyükçe bir İsa resmiydi; zenci bir İsa.”

YOLCU DERGİSİ 60. YÜRÜYÜŞÜ

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

Yolcu dergisi sayı 60

“KİMİN CENNETİNDE GİZLİ BENİM CEHENNEMİM”

Bu Sayıda:
I ferhat kalender I müştehir karakaya I ömer idris akdin I muhammed emre I mustafa köneçoğlu I
I filiz çapar I dursun ali sazkaya I cevat akkanat I tarık ruşen I bülent sönmez I rabia bulut I ibrahim tökel I I mehmet aycı I mustafa uçurum I abdulvahap dağkılıç I ayşe eyyüpkoca atila I memduh atalay I
I ismail aykanat I sümeyye şeker I recep yazgan I faik öcal I suavi kemal yazgıç I sıddık akbayır I
I cihat albayrak I mehmet çelik I kamil yeşil Imuhammed erkam bülbül I ayşegül ağcalar I
bünyamin doğruer I ümran yaka I bilal can I

Mecmuanın Orta Yeri:
AHMET USTA, YUSUF KAPLAN’I KONUŞTURDU:
““ Modernliğin temel sorunu, insanın Yaratıcı’yla irtibatını zihnen ve fiilen koparmış, hatta bitirmiş
olmasıdır. İnsanın tanrılaştırılmasıdır. ”

Seyir Defteri – Ferhat KALENDER yazdı:
“Kartal yavrularına yerde sürünme dersi vermek istiyorlar. Böyle diyor Muhammed İkbal. İyi adamların ve iyi kadınların kavlidir ümmet. Kutlu gelenek Allah, Muhammed ve Ümmet diye tarif ediyor yeryüzündeki duruşumuzu. Budur ve böyledir, bir kelimedir bizi yollara düşüren. Hayatın ve zamanın ruhuyla bilenmişliğimizle bütün kadim öyküleri demleyen bir kelime. Yüreklerimize her dem uçsuz bucaksız bir gökyüzü esenliği veren. Yürürken de onurlu, düşürken de erdemli ve ayaklanırken de duruşumuza direngenlik katan bir kelime bu; ümmet oluşumuzun, yeryüzünde ‘insan’ı tarif edişin çok boyutlu imgesi: Lailaheillallah! Muhammed’imizin ‘Bu bir dağdır lakin biz onu severiz, o da bizi sever’ dediği Uhud gibi gönlümüzde taşıdığımız derinlik. Ki emanetine sadık kalmışlığımızla ölçülecek özgürlüğümüz. Herkesin birbirine benzeşmeye başladığı, sıradanlaştığı ve varoluşumuzu sağlayan değerlerin buharlaştığı bir zamanda içimize doğru bir yolculuğa çıkmanın işaret taşlarını dikmek. Kayıtsız ve kalıpsız sürgitliğin vicdanları çürümeye terk eden boşvermişliğin önünde yükselen yücelik meşalesini yeniden yakmak. Bu bilinç aşka dönüştüğünde, aşkın buyruğunda yenilendiğinde ve arındığında soylu bir başkaldırı bizi çağırıyor demektir.”