DARAĞACINA YUVA YAPAN GÜVERCİN

Şiir by Fatma Çolak yorum yok »

yalnız gel
ucuz fotoromanlar getirme ezberinde
yüzümü sıvadım bak bu kırık parmaklarımla
tutunarak bir rüyanın en emniyetsiz yerine
geleceksin diye bak bu bir salkım üzüm
masamın ortasında
dünyanın ortasında yalnızlığın bu ömürsüz çiçeği:
kalbim, sürgün kendi hikayesinde.

yağmurla sırt sırta verip gel
bak bu diğer yüzüm sana benzeyen, harcı menekşe
kokla kalbine dolar yaşamak
babam dönmedi seferberlikten, kalan esvaplarına
lavanta sürerdi annem usulca, sessizlik
bir gitmedir benim için
bir gitme hiç gelmeme
menekşe
geldiğinde şiir söyle.

14 DİZE

Şiir by Fatma Çolak yorum yok »

saçınıza sokulu bir fiske gece
içimde ama telaş, tanışıyor olmalıyız sizinle
kapınızda sürme yok rüzgar söyledi
düşlerinizse mühürlü fermanlara konaklar
bu yağmuru besbelli siz çağırdınız
kirpiğiniz ucunda asılı bahar
buğday serpmeseniz de oluyor demek
şarkınıza uçup geliyor kuşlar
çıplak yahut giyinik sularda çifte akis
kalbimle kalbinizi yan yana sunar
çarşılardan yalınayak umarsızca geçtiniz
sordum da demediniz aşk bahası ne kadar
saçınıza sokulu bir barbar şive
içimde yağmur sesi, tanışıyor olmalıyız sizinle

KATİL CİNAYET MAHALLİNE MUTLAKA GERİ DÖNER

Şiir by Fatma Çolak yorum yok »

katilimin yakasında hıçkırıklı bir servi
cinayet mahalline iz süren canhıraş at
muazzeb soluğuna ecza çalan itiraf:
parantez içre ölüm tırnak içinde hayat

sokaklar döllenince taammüden isyanla
kilim dokuyan kızlar uğultulu ve berrak
çatırdar ihanetin saz benizli korosu
kendini yorumlayan bir dramdır aşk ancak

tetiktedir töreler aysız geceden mülhem
Hürmüz illa yenilir karanlığa gün doğar
kefenimden kan emer metalik bir abide
katilime merhamet en çok katili yorar

buralarda sabrımı yontan bir deli ırmak
bin yamalı kalbimin yırtılan son kumaşı
oynanan son perdedir alnımın terkisinde:
kutsanmamış bir çocuk acının tutanağı

ASTIMLI ÇOCUKLAR İÇİN DAĞ HAVASI

Şiir by Fatma Çolak yorum yok »

bu şarkıya iyi davran!
basit fakat tehlikeli kelimeler  saplamakta usta
bir o kadar acemidir sineye merhem çalmada
merhem dediğin ne ki: yarayı kabuk bağlatır
pembe yanaklı ve gürbüz kılar seni beyazlar sofrasında
daha fenası da var:
alnında sessiz sedasız akan yıldızları
deli deli akan öfkeyi
öyle ki sıkı bir yolculuktan dönüşte
çıkınında getirdiğin türküleri, küfürleri
meyus hikayelerin kederlerini
koparıp alır senden çağdaş bir el çabukluğuyla
böylece sen ağrısız ve aşksız
işgüzar ve rüyasız
dilbaz ve yapayalnız
kalıverirsin ilkokul korosunda söylediğin
ılık süt tadındaki şarkılar arasında Devamını oku »

FEZLEKEDE KAN

Şiir by Fatma Çolak yorum yok »

mahremim ol ey güvercinlerin yıkadığı şafak
yüzüme kapadığım menkıbeler yoruldu
yağmurda ıslanmakta bile acemiyken üstelik
ermişlerin duasında bana yer yoktu

caddeler istavroz çıkarıyor
kişi başına hijyenik bir aşk
ve ellerimde ölü mahyalardan hırsızlama hurufat
tekil cümleler kurdum acılara tutumlu
sonra kuşlar birikti
düşe kalka birikti
ince kırık çizgilerine yaslanıp bir minyatürün
yol ayrımında hatırladım ismimi

bütün o kabile dansları kırık dökük totemler
burada işte
bu batık gemi enkazında
gökyüzünden şiir sağılmaz artık kıyamet hariç
bundan böyle yalpalar mevsimle
aşkın sırça mabedine kan kusturan berzahtan
benim kalbim mürüvvetsiz ve bir başına geçer

kim kaldı ki bu şehirde rüyası hayra alamet
lanetlenmiş karanfil bir de çocuklar elbet.