BURADA MİLYON TANE PUT VAR, KIRAR MISIN İBRAHİM?

Deneme by Eyüp Akyüz 1 yorum »

Biliyoruz seni, duyuyoruz İbrahim. Yerle bir oldu seninle putlar, hepsini ezber ettik İbrahim. Biz suskun kuşları dünyanın, kanatlarımız yorgun. Pusmuşuz, vurulmuşuz, kovulmuşuz.

Çık gel şimdi İbrahim.

Kalkansızız, donanımsızız, baltasızız İbrahim. Senin zamanında tek tür put varmış. Şimdi her yer put kaynıyor. Putsuz gezene küstahça bakılıyor. Horlanıyor, dışlanıyor putu olmayan. Gelmez misin İbrahim? Dualarımız sel olsa, gözyaşımız göl olsa koşmaz mısın İbrahim?

Evlerimizde, işlerimizde, dillerimizde, kalplerimizde… Her yerimizde put var İbrahim. Hazırız patlamaya. Gelip bizi görmez misin İbrahim?

Çeşit çeşit putlar büyütüyoruz gün be gün. Övgüler yağdırıyoruz yeni şirk türü bulana. Madalyalar sunuyoruz birbirimize. Devamını oku »

BİR AVUÇ YANLIZLIK

Deneme by Zahir Ertekin 12 yorum »

Bu zamanın en mühim meselelerinden biri insanın kendi nefsini ikna etmesidir.

Çorak bir rüyada yalnızlık biriktirmekten alıkoy düşlerini.

Kapıda seni bekleyen yalnızlıkları içeri almadan yalnız kal ve sabırla düşün.

Ayaklarım ne zaman yere basacak, ben ne zaman yerli olacağım. İnsanlar arasında insanlardan bir insan olma veya yalnız kalmanın hususiyetini ne ölçüde anlamışım diye soruyorum kendime?

Yalnızlığın çepeçevre sardığı dünyamın içinde gezinirken gördüklerimin sahihlik derecesi ne kadardır?

Yalnız kalmak ile yalnızlık aynı şeyler mi acaba?

Yalnızlıktan murad nedir? Kimler ve niçin yalnızlık? Mutlak yalnızlığın buutları nelerdir?

Ey kendini yalnız zanneden kalabalık insan! Bilir misin düştüğün, küçültülmüş koca bir hezeyandır seninki. Nasıl zannedersin ki asıl mal sahibini kendini?.. Devamını oku »

KAR DÜŞLEMESİ

Deneme, Şiir by Zahir Ertekin yorum yok »

Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dört nala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

- Ahmet Muhip Dranas

Esen rüzgârın sertliğiyle, tanecikler yön değiştirerek yüzümü yalıyorken, ıslak yüzümden akarak eriyen karlar, damlacıklar halinde vücudumu ısıtıyordu. Bu sırada ısınan yalnız vücudum olmasın istedim ve bu nezih taneciklere duygularımı ve yalnızlığımı açtım.

Açın kar girsin yüreğinize. Temizlensin günahın isinden pasından diye kalpler… Kar geldi, iyi de etti. Bugün şehrimize inen kar yüreğimize su serpti. Hasretimizi bir nebze de olsa dindirdi. Ona bakınca duygularım birbirine girdi. Bu beyazlık, bu saflık, bu güzellik ne kadar da iyi geldi bir bilseniz… Devamını oku »

İNSAN Kİ

Deneme, Şiir by Zahir Ertekin 6 yorum »

“İnsan var ki; gönlü arşı Rahman’dır
İnsan var ki; sakın, çünkü Şeytan’dır
Öyle İnsan var ki; alemlere sultandır
İnsan var ki, yeyip yatan hayvandır”
- S. Bozçalı

İnsan kendi kendini yıkar/yakar. Gecesinin bekçiliğini o terk eder. Binasının altına kendi elleriyle kor dinamiti. Sonra da hüzünlenir durur. Bunu bir insanlık haliymiş gibi görür. Ne komik. Kendi çölünde mahsur, kendi dağdağasına müptela, kendi dünyasında mahpustur insan. Kendisi olamadığından olsa gerek, yakarışsız büyümesi, yaratıcısına ilticadan uzak durması.

İnsan, ardı ardınca noktalar helezonu. Üç noktadan ibaret değil, noktalar memleketi adeta…

İnsan, büyüklüğünü bilmeyecek kadar küçük; küçüklüğünü bilmeyecek kadar mağrur…

İnsan, bir damla kan, endişelerin, tasaların ise haddi hesabı yok…

İnsan, su misali akar, ama yön konusunda problemli…

İnsan, derviş ve ölüm arasında sonsuzluğa el açmayı bilmeyen, bilmediğini de bilmeyen, nankör, bencil, bertaraf… Devamını oku »

ÖLÜM MENEKŞESİ

Deneme by Zahir Ertekin 4 yorum »

“Ruhunla kal ve bil ki vazifen kendi hususiyetini bilmektir.” - Abdülhak Şinasi HİSAR

En safi ve en gerçek olandan koparıyor buralara ait olan rüzgarlar. Buralara ait olmadığımızı görmek için ise, etrafında düne kadar gülümseyen ancak bu gülümsemeleri mazide bir hatıra olarak hafızada kalmış dostları yâd etmek yeterli olur sanırım. Çünkü ölüm, hakiki gerçeklerden biri olarak insanın vicdanında yerini garanti altına almış bulunmaktadır. Ne bir ayrılık korkusu ne bir torpil telaşı ve ne de nazlanmanın getireceği bir menfaat… O, başı dik ve minnetsiz, beklentisiz vazifesini hakkiyle yerine getirmektedir. Ne var ki, onun ikliminin hep soğuk tarafını hissetmiş olan bizler, yumuşak buyruklarına yelken açmada sıkıntı yaşamadayız. Oysa o, öyle güzel kokular ile gelir/miş/ki, yeniden doğmak isteyenlere sonuna kadar yardımlarda bulunma sözü verir. O, tarihi geçmiş ve miadı dolmuşları, bilmediğimiz frekanslardan öğrendiği ve bunu bizsiz ve sessiz ifâ ettiği için sürekli onunla aramızda münakaşa yaşanmıştır ve yaşanmaya devam etmektedir. Oysa o, çok kibar bir menekşedir. Temizler ve sahibine aynen iade eder. Rahatlatır. Ferahlatır. Yeni bir nefes olur eskiler için. Nazik ve kaprissizdir.

Güneşin batışını görmekten duyulacak üzüntüden ötürü, doğuşunu izlemekten doğacak zevki reddetmek doğru değildir. “Ölüm borcundan kaçınmak için hayat kredisini reddetme”nin doğru olmadığı gibi… Devamını oku »

 Sayfalar:  « 1  2  3  4  5 » ...  Sonuncu »