GİDEN GİTSİN, SEN KAL!

Deneme, Öykü by Fatma Çolak 2 yorum »


Önce çocuklar geçti, yanaklarında yağmurun silinmeyen dövmesiyle. Ardından, uzak ülkelere yaptıkları seferden henüz dönmüş ve sancakları hala ellerinde askerler, kalpağında ızdırabı bir zebercet  gibi taşıyan kumandanları önlerinde..ve öğrettikleri yalnız ve ancak, bir gülün nasıl koklanacağı bilgisinde saklı ‘ulu hocalar’ en nihayet…Geçtiler nümayişsiz, törensiz; geçtiler her birimizin gözlerini, ağaracak bir şafağı gözler gibi, sisin dağdan ötelere savruluşunu izler gibi umutla süzerek… Şehre baktılar sonra; kaç sardunyasız pervaz, kaç tebessümsüz avlu, kaç duasız kaldırım varsa kaydını tuttular bir bir. Onlar geçerken biz, koltuk altlarımızda munis kitaplar, son çıkan şarkıların rüzgarı boynumuza dolanmış, prime time bir dizinin saatini kaçırmamak için telaşlı, omuzlarımız mevsimin omuzlarına çarparak yürüyorduk. Gün akşamlı idi, bunun için hepsi de çekip gittiler güneş batarken, bir lokmacık gök kalmamış kuşlara buralarda diyerek…Çekip gittiler, biz bize katil bir monolog halinde kaldık, bir de akşama tünemiş kuşlar… Devamını oku »

KALBİN KAYNAMA NOKTASINDA

Deneme, Makale by Vedat Aydın 2 yorum »

KALBİN KAYNAMA NOKTASINDA
BİR SALİK

SADIK YALSIZUÇANLAR

Kendi tabiriyle ‘Halk Partili bir aile ortamından, modernleşmeden aşırı biçimde nasiplenmiş bir aile ortamından’ geliyor Sadık Yalsızuçanlar. Çocukluk yıllarında babasının işlettiği sinemanın, daha sonra ise Risalelerin kalp dünyasına düşüreceği sızıyla dur durak bilmeyen bir yolculuğa çıkacaktı. Taşradan büyük kentlere kapı aralayan bu sızının verimli bir doğuma dönüşeceği sonradan anlaşılacaktı. Risalelerin açtığı ufukla Yakaza yazılacaktı mesela! Cam ve Elmas gelecekti peşinden! Kutlu bir yolun kavşağında duracak, engin bir irfani geleneğin zengin mirasını kalbi gibi titrediği gençliğe tanıtacaktı! Hiç, Sırlı Tuğlalar, Şey yeni çıkacak Saklı Bahçe isimlerinden de anlaşılacağı gibi Yalsızuçanların bir kuş gibi uçtuğu gökyüzünün derin mavisini belleğimize kazıyor. Devamını oku »

NAR, SES VE FASIL

Şiir by Yahya Kurtkaya yorum yok »

gece dağınık hayal âh o sessiz kalış ki
bir mumun evvelcesi ve sıratta dilenmek
kıs kirpiğin yasını yağmurlara alış ki

alış ki solgun mahreç düğüm oldu yakanda
diken sürgün dehrinde renk munfasıl geceye
seher oldu uyandı içe göçmen zamanda

dağınıktı sükûtu kırdı attı dilini
kim dedi böyle susar idamlık bir kelime!
yaktı taş kalbi mumun yağmur kokan elini Devamını oku »

RUTUBET

Şiir by Ayşe Eyyüpkoca 4 yorum »

güveli gecelerim oldu bu mevsim. delişmen kaygılarım..
havadan sudan sebeplerle sözlerime şiir örtüştürdüğüm.
canım yandı, ne çok yandı…
tutanaklar tutuldu ardımsıra.. ardımsıra bir red alfabesi.
sana uzak kendime yakın olduğumdan bu yana,
darası alınmış bir kalp taşıyorum. hoyrat, tekil akşamlarda ağırlıyorum
geceyi..
cezbe tutuluyor bir yanım. bir yanım yarım ay’a…
ben’ in ben’den soyunuşu bu karanlık.
ben’in sen’e geçişidir, sen’in bana gelişi.
budur itikadım. gece üzerine tahayyülüm budur. Devamını oku »

EVET SİZ BAYIM!

Deneme by Bekir Konyalı yorum yok »

Bir yanda onsuz edemediğim madde, bir yanda susuzluğunu çektiğim mana, bu ne menem bir dünya, diyor hal-i pür melaliniz, yırtık ceplerinizden akıyor tüm sermayeniz ve  kontör gibi atıyor günleriniz. Durunuz. Yolun ortasında değil. Kenara çekilin. Bırakın aksın kalabalık, siz ezilmeyin. Soluklandınız mı? Güzel. Şimdi dinleyin. Şu kaldırımın ortasına isyan gibi dikilmiş çam ağacının dikenciklerinden birini koparın. İyice ezin elinizde. Şimdi koklayın. Boyunbağınızı gevşetip gömleğinizde bir göğüs düğmesi genişleyin. Durumu gözden geçirin. Eviniz var, arabanız var, çokça para kazandığınız bir işiniz, sağlıklı çocuklarınız, huzurlu bir yuvanız,   huzursuz bir içiniz var öyle mi? Bunu duyunca haliyle bocalıyor insanlar. Ve soruyorlar:
- Allah’tan belanı mı istiyorsun?
- Fazla çalışmaktan bunalmışsın arkadaşım sen. Senin olduğun yerde olmak isteyen kaç kişi var biliyor musun? Otur haline şükret. Hem şükür nimeti artırır. Devamını oku »

 Sayfalar:  « 1  2  3  4  5 »