Yolcu Dergisi » 2009

YOLCU 56 “İSTİKBAL KÖKLERDEDİR”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

Yolcu Sayı 56

BU SAYIDA

l ferhat kalender l müştehir karakaya
ömer idris akdin lyaşar bedri l ahmet mercan
l faik öcal l mehmet aycı l rabia bulut
fatma serenli l ümran yaka l kamil yeşil
bülent sönmez l yusuf tosun l eyyüp akyüz
musa özyılmaz l selçuk küpçük

KARŞI SORULAR> bizim mahelle

MAKBUL DOSYA > celal fedai, ali günver,
adem özbay, hüseyin akın, ali görken üresin,
hüseyin atlansoy

YERL!LER> bilal can, yasin çetin, yahya kurtkaya, hasan şen

EK : NAZİR AKALIN KİTABI - SIDDIK AKBAYIR HAZIRLADI.

MECMUANIN ORTA YERİ SÖYLEŞİ:

MUSTAFA OĞUZ

Yazarlık, insanın iç sesinin çoğalmasıdır

M. Zahir ERTEKİN konuşturdu.

YOLCU 55 “TUTUNDUĞUN DALI BIRAK!”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi 1 yorum »

yolcu-kapak-55
BU SAYIDA

ferhat kalender l mehmet şamil l ogün kaymak
mehmet aycı l ümran yaka l leyla marankoz
eyyüp akyüz l rabia bulut l selami ay l sedat arlı
yusuf tosun l faik öcal l suavi kemal yazgıç
kamil yeşil l eda aktaş l musa özyılmaz
bülent akyürek | gül çiğdem l selçuk küpçük
bünyamin doğruer l tarık ruşen

KARŞI SORULAR: KİMDİR BU ‘ MAKBUL VATANDAŞ! ‘
ORTA SAYFA: “Yaşadığım dağlarda kabul görmeyen ve şehirde de yerli olmayan bir araf durumu”

AYDIN VAHAPOĞLU AHMET MERCANI KONUŞTURDU!

“TUTUNDUĞUN DALI BIRAK!”

Dağın kenarında yürüyen adam birden sendeledi ve yanı başındaki uçurumdan düşmeye başladı. Düşerken can havliyle kenarda sarkmakta olan yarı kurumuş dal parçasına tutunmayı başardı. Ancak bu kökleri çürümeye durmuş bitkinin adamı uzun süre taşıyamayacağı ayandı. Adam dal parçasının çatırtılarının kıvamında bir sesle bağırmaya, yardım istemeye, yalvarmaya başladı. Ses dağlarda yankılandı, adama ulaştığında bitkin ve umutsuz bir haldeydi. Son çare olsun için hayatı boyunca aklından geçirmediği, beynine çivi gibi çakıldı. “Tanrım” dedi. “Tanrım bana yardım et, yalvarırım bana yardım et. Yalnız sana güveniyorum Tanrım, bana yardım et!” öylesine içten ve öylesine arınmış ve çıplak bir yakarıştı ki bu, yukarılardan karşılık gördü; “Sen, insanoğlu!” dedi ses. Buraya düşmeden önce, önceden de önce, hayatının tüm öncelerinde beni tanımazdın. Benden yüz çevirmiş olarak kibirle hayatını benden sakınırdın. Bir Tanrıtanımaz olarak bu düştüğün durumda sana nasıl yardım etsin yok dediğin şey” dedi. Adamın gözleri irileşti, yüzü karardı lakin yinede yalvarmayı sürdürdü; “Evet Tanrım tüm dediklerin doğru seni tanımazdım, bunu kibirle ilan ederdim. Ama şimdi anladım Tanrım! Her şeyi anladım. Lütfen Tanrım bana yardım et! Yalnız sana güveniyorum Tanrım! Düşmek üzereyim yalnız sana güveniyorum!”

Ses şöyle dedi; “ O halde tutunduğun dalı bırak!”

BEN KARDEŞİMİN BEKÇİSİYİM!

Deneme by Yolcu Dergisi 15 yorum »

“Burası dünya ve biz artık çok sıkıldık.

Alıp başımızı Sana gelmek istiyoruz.

Sana gelmek Sana gelmek orada kalmak istiyoruz.

Çok unuttuk hatırlamak istiyoruz.”

Tanrı Kabil’e Habil’in nerede olduğunu sorduğunda Kabil öfkeli bir biçimde:

“Ben kardeşimin bekçisi miyim?” der.

Etik felsefeci Emmanuel Levinas’ın yorumuyla Kabil’in bu sorusu her türlü ahlaksızlığın başlangıcına milat oldu. Kabil’in o talihsiz soruyu sorduğu günden beridir daha mı kötüye gitmekte koca evren? Kabil’e rahmet okuturcasına sözler dünya semasından nazil olmaya devam ederken.

Çağın meselelerine kafa yorup, düşünenlerin saptamasıyla modern insan karmakarışık bir çokluğun ortasında asıl ihtiyacı olanlardan uzakta her gün yeni ihtiyaçların kuşatması altındayken güne unutarak başlamakta. Hal  böyleyken “yaşlı bir bilge olamadan yaşlı bir ergen” olarak ölmekte modern dünyanın fanileri. Modern insanın “hazza koş elemden kaç” felsefesi üzerine kurulu hızla tüketilen yaşamının temelinde unutmak gerektiğine olan inanç saklıdır. Unutuşun başında ölüm vardır. Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışmak felsefesine sığınır ve unuttukça unutur hatırlanacak olanı. Ne kutsal kalır ne de öteye dair bir kaygı. “Ben bekçisi miyim” der kardeşimin ve geçer öteye.

Öyledir unutur insan. Hem nimet hem de külfet olabilen bir oluştur “unutmak”. İlkin yaratıcısına verdiği sözü unutmayla başladı her şey ve devam etti badehu. Unutmanın en korkuncu kıyamet tablosundaki unutmadır:

“O gün her emzikli kadın çocuğunu unutur.

O gün herkesin kendine yeter derdi vardır…”

Unutuşun son durağı fena makamı olsa gerek. Dünyaya dair ne varsa unutur bu makamda derviş. Değil midir ki “ballar balını buldum, kovanım yağma olsun”…Bundan ötesi ne gam.

Eşyanın tabiatına zulmetmeden dünya hayatının imarıyla vazifeli kılınan insan unuttuğu sorumluluğu hatırlayıp dünyayı “depresyon”dan kurtarmalı. Hız peşinde koşarken kutsalı kirleten, değerleri hiçe sayan ve insanı tüketen Batı medeniyetinin bozucu etkilerini teşhis edip, kendi medeniyetimizin kelimeleriyle tedaviye yönelmeli. Vakit henüz çok geç olmadan.

 

Mevlana İdris’in serzenişiyle;

“Biliyorum

insanların birbirine olan yabancılığı büyüyecek

dünya küçüldükçe

biliyorum, telefonlar oldukça insanlar birbirini görmeyecek

biliyorum birbirimizi hiç görmeden öleceğiz

her şey için tek şey diliyorum;

Allah’ın gülleri yakamızı bırakmasın.”

 

Ümran YAKA

YOLCU 54 “EKMEĞE ve ALINTERİNE ANDOLSUN!”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi 1 yorum »

yolcu-sayi-54-kapakBu Sayıda
ferhat kalender l mehmet aycı l sadık yalsızuçanlar ogün kaymak l yahya kurtkaya l bülent sönmez eyyüp akyüz l suavi kemal yazgıç l uygur orhan e. ibrahim l mustafa uçurum l abdulaziz salih el makalih | müştehir karakaya l faik öcal l eda aktaş halil ibrahim özbay l fatma esti l mustafa özçelik selami ay | alaattin keykubat l yavuz albayrak seyyit köse l ömer idris akdin | hasan akçay fatıma zehra merinos l yaşar müntehir | gül çiğdem ümran yaka l selçuk küpçük  l abdulsamet kılınç leyla marankoz l bilal can

Söyleşi
BEJAN MATUR
“Unuttuğunu unuttuğun noktada ancak kendi dilin ruhunun kapılarını açar”
İbrahim TÖKEL konuşturdu.

O’na ithafen (Ferhat Kalender deyişi)

Kategorilenmemiş by Yolcu Dergisi 3 yorum »

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Etiketler:
 Sayfalar:   1  2  3 »