Yolcu Dergisi » 2011

YOLCU 66 “AKLIN CİNNETİNE HOŞ GELDİNİZ!”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

YOLDAKİLER:

*ferhat kalender *yaşar bedri *mustafa karaosmanoğlu *ömer idris akdin
*seyit köse *bilal can *sulhi ceylan *emine şimşek *ümit zeynep kayabaş
*metin kaplan *fatmanur demir *m. şamil baş *ferhat özbadem *fatma akari *faik öcal
*enes yalçın *aydoğan k. *ismail gerçek *hayrettin durmuş *ömer çoban *zekai günal
*baran aydın *dursun ali sazkaya *cemile bayraktar *ayla karagöz *bülent sönmez *banu özbek
*gözde gülşin *seher ortaöner *ümran yaka *ferhat dönmez *nihat nasır

FERHAT KALENDER SEYİR DEFTERİ’NDE YAZDI:
“Bu gün toplumumuzda yaşanan kültürel ve düşünsel tutukluğun en önemli göstergesi, seküler aklın iğvası sonucunda zamana ve hayata yönelik derinliğimizi yitirmemizdir. İnsanın, yalnızca hayvani dürtülerle hareket eden bir makine olarak görülmesi karşısında, ilahi olandan, insan olmaklığından ve fıtratından kaynaklanan adalet, vicdan ve haksızlığa karşı olabilme erdemi gibi evrensel duruşu ile dünyayı yeniden anlamlandırması gerekmektedir. Bu gereklilik ona Allah’ın yüklediği sorumlulukla kaimdir. İlahi olandan bağımsızlaşarak hırçınlaşan, egoistleşen, öteki gördüğünün yaşamını cehenneme dönüştüren saplantılı bir akıl mekanizmasının kurguladığı gelecekte, insan yalnızca robot mesabesindedir. İnsan duruşunu sistematik biçimde, gerek enformatik illizyon ile gerekse tamahkârlığını azgınlaştırarak soysuzlaştırmaya çalışan bu işveli gaile, çıkarcı, acımasız ve anlamsız bireylerden oluşan itaatkâr bir toplum arzulamakta.”

MECMUANIN ORTA YERİ: AHMET USTA, FERHAT KENTEL’İ KONUŞTURDU:
“Modernitenin bize en çok öğrettiği şeylerden biri, sana tanım getirmesidir. ‘Form’ koymasıdır. Sen ‘bu’sun, ‘birey’sin diyor. Bireyin de kararları vardır. Rasyonel karar verir, düşünür. Dolayısıyla bu tanımın dışına çıkıyorsun. Bunun çok somut sonuçlarından örnek verecek olursak, sen Ermenilerle ilgili birşey dediğinde, karşındaki ‘sen Ermeni misin?’ diye soruyor. Çünkü bir Ermeni’nin çıkarlarını ancak bir Ermeni’nin anlatabileceğine inanılıyor. Bunun sebebi, birey olmanın getirdiği yükümlülük. Sen başka ‘bir şey’sen yapamazsın. Ermeni’nin çıkarlarını savunuyorsan demek ki sen Ermenisin. Ermeni değilsen bile kanında vardır muhakkak gibi başka irrasyonel açıklamalara varabilecek derecede tepkiler geliyor.”

YOLCU 65 “ÖLÜ TAKLİDİ YAPMADIM HİÇBİR CELLADA…”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

YOLDAKİLER:

*ferhat kalender  *mustafa karaosmanoğlu *müştehir karakaya *atasoy müftüoğlu *ömer idris akdin *rabia gelincik *kübra usta *ahmet mercan *mustafa uçurum *ercan çiftçi *tuğba gülşen doğru *bilal can *raşit ulaş çetinkaya *hares yalçi *ümit zeynep kayabaş *ali can çınar *yaşar bedri özdemir *hakan bilge *faik öcal *sulhi ceylan *seyyit köse        *fahri eyhan *dursun ali sazkaya *ahmet şevki şakalar *mustafa bilgücü *hayrettin durmuş      *ferhat özbadem *banu özbek *a.vahap dağkılıç  *gülsüm eren *kadri raşit akdeniz      *cemile bayraktar

MECMUANIN ORTA YERİ: AHMET USTA, METİN ÖNAL MENGÜŞOĞLU’NU KONUŞTURDU: “HER İNSANIN İÇİNDE KENDİNİ HESABA ÇEKEN BİR KENDİ VARDIR!”

Ben o kanaatteyim ki eğer biz varsak, ayaklarımızın üzerinde dik duruyor ve yere sağlam basıyorsak, inançlarımızdan yeterince eminsek akil adamlar, sohbet evleri ve mektuplar da var olacaktır. Biz ortada yok isek, bir kimliğimiz, kişiliğimiz, kalabalıklar arasında kaybolmayan makul ve maruf bir bilinmişliğimiz yoksa hülasa bir fikrimiz yoksa varsın mektuplar da mektepler de olmayıversin. Kendimize kent değil kendimiz inşa edelim. Bunun yolu kendi gündemimizi magazin veya aktüalitenin tayin etmesine bırakmamaktan geçer. Gündemimizi her gün kendimiz tayin edecek ve her gün evimizden çıkarken kapımızın önünde üzerinden atladığımız çıtayı da bir basamak yukarıya çekeceğiz. Denk olmamalı bir günümüz bir önceki günümüze. İşte o vakit bizim şahsiyetimizden umutlu olunabilir.

FERHAT KALENDER SEYİR DEFTERİ’NDE YAZDI:

Modernite denilen soğuk yüz, yaklaşık üç yüz yıldır kullanabileceği ne varsa içini boşaltıp nemalandıktan sonra kendine bir evren inşa etmektedir. İlk ortaya çıktığı dönemlerde materyalist eğilimleri ağır basan bu algı biçimi, kutsal olan ne varsa hayatın dışında bırakarak seküler bir ahlakı, totaliter ve tanımlayıcı bir konsepti, insanı yalnızlaştırıcı ve öteki olarak belirlediklerine karşı müdahale edici bir tarzı ifade eder. Allahsız bir zamanda insanı insan yapan (eşref-i mahlukat) değerleri devre dışı bırakarak, tamahkar, tahammülsüz, içeriksiz ve makinalaşmış bir türü icad etmenin peşindeki modernite, her korkudan bir tanrı yontarak yaşadığımız dünyayı put galerisine dönüştürdü. Gündelik yaşamı yirmi dört saat esasına göre yeniden organize ederek klişe/tekdüze bir hayat tarzını dayattı. Böylesi bir tarza itiraz edebilecek kim ve ne varsa zaman dışı, tarih dışı ve dünya dışı ilan edilerek sistem düşmanı olarak gösterildi.

ATASOY MÜFTÜOĞLU “ELEŞTİREL FARKINDALIK” ÜZERİNE YAZDI:

Ortadoğu’da daha çok genç kuşakların, kentli ve kozmopolit genç kuşakların öncülüğünde gerçekleştirilen ayaklanmaların hiçbir biçimde anti-emperyalist bir içeriği, amacı ve tasavvuru yok. Bilindiği üzre; İslam toplumlarında anti-emperyalist her mücadele ve direniş terörizmle etiketleniyor ve bu mücadelelere karşı savaşlar başlatılıyor. Bütün direniş mücadeleleri emperyalist savaşlarda durdurulmak isteniyor. Müslümanlar olarak, çok garip, anlaşılması çok güç, açıklanması çok zor çelişkiler yaşıyoruz. Bir yanda emperyalistler tarafından alkışlanan, sahiplenen, ekonomik yardımlarla desteklenen ve tebcil edilen “devrimler”den söz edilirken; bir diğer yanda küresel ölçekte yalnızlaştırılan, kuşatılan, engellenen, baskılanan devrim ve direniş hareketleri var. İthal edilen düşünsel/ zihinsel/ entelektüel/ siyasal çerçevelerle İslami bir dönüşümün/ değişimin/ devrimin gerçekleştirilemeyeceğini bilmek ve anlamak gerekiyor.

YOLCU 64 “ KİM EMREDEBİLİR KUŞLARA KIRLARDA SESSİZ OLMAYI?”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

KERVANDAKİLER:*ferhat kalender  *mustafa karaosmanoğlu  *ömer idris akdin  *furuğ ferruhzad  *mustafa köneçoğlu *seyit köse  *müştehir karakaya  *sulhi ceylan  *koray feyiz  *vedat aydın  *hüseyin güç *suavi kemal  yazgıç  *faik öcal  *mustafa uçurum  *ahmet şevki şakalar  *aslınur akdeniz *cemile bayraktar  *bedia belkıs balcılar  *bilal can  *aslı kahraman çınar  *ümran yaka *sümeyye yücebilgili  *ulaş çetinkaya  *ayşe eyüpkoca atila  *telman bayramoğlu *zeynep delav  *banu özbek  *bünyamin doğruer  *hikmet kızıl  *ferhat dönmez  *zülküf şamil ceylan

* MECMUANIN ORTA YERİ: AHMET USTA, ADEM ÖZKÖSE’Yİ KONUŞTURDU : “Tarihin Türkiye’ye Yüklediği Misyon Mazlumların Vicdanı Ve Sığınağı Olmasıdır!”

*FERHAT KALENDER, SEYİR DEFTERİ’NDE YAZDI: “Şunu anla ki; Varlık sebebimiz: Tevhid olmakla, vahyle denetlenip, düzeltilmekle kaim; nimeti, Allah’a teslim olmuşluğumuzda gören, birbirimize güzel ahlakı tavsiye etmek ve göstermek, aramızda adaleti ve merhameti yaygınlaştırmak, özgürlüğü dünyayı sırtımızda taşımak için çaba göstermekte değil, dünyayı ayaklarımızın altına almakta bulan, kazancın yalnızca iyilik yaptığımızda ortaya çıkan hasıla olduğunu bilen, karşımızda yükselen şirk medeniyetine göre değil, ilahi hikmet ve hakikate göre kendine tanımlayan ve kuran bir bilinç evreni içerisinde sahih bir anlam kazanacaktır. “

*ÖMER İDRİS AKDİN, TALUT’UN ÖYKÜSÜNÜ ANLATTI: “Golyat dediler, işte şu ordunun önünde duran bir sıra insanın tam ortasındaki cüsseli kibir abidesi. Öylesine ses çıkarıyorlardı ki sanki binlerce arslan kükremesi sel gibi etrafımızı dolaşıp sahiplerinin genzine geri dönüyordu. Kararlı duruşumuz onları çıldırtıyor ve saldırmak için son hazırlıklarını yapıyorlardı. Kurşunla kaynatılmış gibi saf bağlayan ve yalnızca Allah’tan dileyenden daha onurlu topluluk kimdir? Üstümüze boşalan heyülaya karşı bir adım daha öne çıkmak, omuz omuza, yürek yüreğe. Esenlik yurduna bir dem daha yaklaşmak.  Ve künhüne varmak bu çöl denizinde küçük bir taşın? Bildim. Davut, dediler. Golyat’ın kudreti, Davut’un sapanında eridi.”

*BİLAL CAN, AYNALI BARİKATLARDA MURAT MENTEŞ SERAMONİSİNİ DENEDİ: “Murat Menteş 1970 yılında hayata gözlerini bir İstanbullu olarak açtı. Şiir, deneme, roman türünden eserler verdi. Şimdiye kadar 6 kitabı okuyucuyla buluştu. Dergilerde, gazetelerde ve yayınevlerinde çalıştı. Yazdığı eserler ve yaptığı röportajlarla okuyucuların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Popüler edebiyattan uzakta, popülaritenin bir hayat tarzı mı yoksa bir vuruş şekli olduğuna dair sözleri epeyce çoktur. Deplasmanda plasebo ile bir vuruş şeklinin Allah’ın izni ve yardımı olmadan anarşi ve protest tavrının eksikliğini bilerek şiirler söyledi. Belki bir halk ozanı değildi ama söyledikleri bizim mahallenin esmer delikanlılarını ve keman kaşlılarını epeyce etkiledi.”

*VEDAT AYDIN İBN-İ ARABİ İLE SES VERDİ: “İbn Manzur, meşhur Lisanu’l-Arabının önsözünde, bu sözlüğü yazmaktaki maksadının ‘tıpkı kavmi kendisiyle alay ederken Hz. Nuh’un gemisini inşa etmesi gibi’, ‘Hz. Peygamber’in lisanı’nın bütün kelimelerini bir araya toplamak olduğunu açıklar. İbn Arabî’nin yaptığı da bir manada yine böyle bir gemi inşa etmektir. Ve onun bütün eserleri içinde en çok okunmuş ve atıf yapılmış olanın da Futuhatla ortaya konan summa magna olması hiçbir yönden tesadüfî değildir. İbn Arabî’nin ikinci imlası vefatından ancak iki sene önce tamamlanmış olduğu Futuhat, ilahî ve beşerî âlemlerin –müellifin bütün ömrü boyunca yazmış ve açıklamış olduğu- sırlarının (el-esraru’l-malikiyye ve’l-mülkiyye) muazzam bir mecmuasını sunmaktadır.”

*HASILI; RENKLER SESLERE, SESLER YÜREKLERE DOKUNDU.

YOLCU 63 “HAYY’DAN GELDİK HÛ’DA YANMAYA”

Bu sayımızda by Yolcu Dergisi yorum yok »

BU SAYIDA:

I ferhat kalender I ali emre I mustafa karaosmanoğlu I ömer idris akdin I faik öcal I I mustafa köneçoğlu I ismail aykanat I tuba gülşen doğru I zehra aydüz I  yahya kurtkaya I I ü.zeynep kayabaş I  banu özbek I ibrahim tökel I esra elönü I  seyit köse I mustafa uçurum I I selami ay I adem özbay I zekai günal I bedia belkis balcılar I ismail polat I melih sönmez I I muhammed erkam bülbül I selçuk küpçük I gülnaz eliaçık I eyyüp akyüz I esra oruç I I mustafa bilgücü I ahmet usta I gözde gülşin I ümran yaka I sulhi ceylan I abdullah çevik I onur onan I MECMUANIN ORTA YERİ: BİLAL CAN, İSMET ÖZEL’İ YAZDI: “Bir insan eğer ki yazıyorsa onu en iyi tanıtan unsurların başında yazdığı eserleri gelir. Özel yine ‘’Waldo Sen Neden Buradasın’’ adlı eserinde: ‘’ Benim masalımda üç önemli kelime var: Şair, komünist, Müslüman. Eğer bu üç kelimenin benimle bağlantısı hakkında beni ve başkalarını yanlış yönlere sevk etmeyecek, gerçek yönünde uyanışımızı hızlandıracak bazı açıklamalarda bulunabilirsem, bu açıklamalar yapılabilecek nihai açıklama yanında pek sönük kalsa dahi hayaller dünyasında kaybolmayı önleyeceği için iyi ve yeterlidir. ‘’ (sayfa 15) diyerek kendisinin bir resmini çizme gerekliliğinin çok büyük bir şey olmasa da en azından hayallere dalmamak için doğruyu bulabilmek adına önemli bir iş olduğunu belirtmektedir. Bir Masal İsmet Özel’i Özel’in düşünceleri, siyasi, felsefi, edebi düşüncelerinin çözümlenmesi yapılarak şair/yazar’ın bir resmini çizmeye çalışmıştır. Evet, Özel’in bazı düşüncelerinin şerh edilmesi gerekirdi. Ya da bunu soru şeklinde soracak olursak: İsmet Özel’in düşünceleri şerh edilmesi gerekiyor mu?” FERHAT KALENDER     SEYİR DEFTERİ’NDE YAZDI: “Arap sokaklarında milyonların seslendirdiği vatan, millet ve özgürlük gibi sloganları bir zamanlar Osmanlı Devleti’nden kopmak ve bağımsızlaşmak için kullanılmıştı. XX. Yüzyılın başında Batı’nın koruması, kollaması ve her türlü desteği ile sürdürülen mücadele sonunda kendilerini –her kabileye ya da kabileler federasyonuna- birer devlet bahşedildi. Başlarına birer bayrak dikildi. Önce sömürge valileri daha sonra diktatörlük mevkileri ihdas edildi. Bir vatanları ve vatanları içinde yaratılmış milletleri ve milletlerinin kavuştuğu özgürlükleri vardı. Şimdi yine aynı sloganlarla yüzyıl önce inşa edilmiş değerler ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Halklar yine meydanları doldurarak statükoya meydan okuyor ve yine birileri buna çanak tutarak ‘devrim’ diyor.”

YOLCU 62 “NEYİ KAYBETTİĞİNİ HATIRLA”

Bu sayımızda, Kategorilenmemiş by Yolcu Dergisi 1 yorum »

Bu Sayıda:
I ferhat kalender I mustafa köneçoğlu I mustafa karaosmanoğlu I burak akarsu I müştehir karakaya I I ahmet mercan I bülent sönmez I seyit köse I vedat aydın I hikmet kızıl Imehmet aycı I rabia bulut I I ibrahim tökel I gökhan akçiçek I aydın hız I mustafa uçurum I aslınur akdeniz I faik öcal I zekai günal I I eyyüp akyüz I dursun ali sazkaya I yusuf tosun I şeniz ayaz I fatıma zehra merinos I I muhammed erkam bülbül I selçuk küpçük I hüseyin güç I ferhat dönmez I gözde gülşin I I bilal can I cemile bayraktar I m. fatih kutan I sulhi ceylan I ferit genç I

MECMUANIN ORTA YERİ: AHMET USTA, ARİF AY’I KONUŞTURDU:
“Herkes kendinden sorumludur. Ben sorumluluğumun gereğini yerine getiriyorum. İnsan eşref-i mahlûkattır. Bunun gereği olarak şerefli, onurlu, haysiyetli bir yaşam sürmek durumundadır. Bunu engelleyecek her şeye karşı direnmek insanlığımızın bir gereğidir. Buna duruş diyoruz. “İdeolojik” sözcüğünü bu duruşu daha belirgin kılmak için kullanıyoruz. Yoksa ideoloji tek başına belirleyici bir şey değil. Öyle ideolojiler var ki insana zulmün bir aracı.”

Ferhat KALENDER Seyir Defteri’nde yazdı:
“Sınırları yapay şekilde çizilmiş ve uydurulmuş tarihler üzerinde inşa edilen yeni devletler, batılılar tarafından kutsanmış önderlere emanet edilerek vahşi sömürgecilik sistemi, sağmal sömürgecilik dönemine evirildi. Kendileri için öngörülen bu ‘modernist’ duruma adapte olmanın bilimsel teorileri üniversitelerde işlenerek, özellikle yarının dünyasını oluşturacak gençlere aktarıldı. Müslümanların özgürce yaşadıkları topraklara yapay sınırlar çekerek ihtilaf tohumları eken Batılı güçler, bu sınırların kutsallığı üzerinden aynı coğrafyada yüzyıllarca birlikte yaşayan insanları birbirine düşman etmeye çalıştı. Kadim topraklardaki son yüzyıl, burada yaşayan halkların kanı ve rengi kendine benzeyen lakin zihinleri uluslar arası sistem tarafından çürütülerek robotlaştırılmış yönetici elitlerinin aşağılık yöntemlerine şahitlik eder.”