BÜLENT AKYÜREK SÖYLEŞİSİ

Söyleşi by M. Fatih Kutan Yorum ekle

Türküler “Karpuz kestim yiyen yok” dedikten sonra “Halin nedir diyen yok” dizesini söyleyip ilgisiz gibi duran iki meseli birbirine hikmetle bağlar. Ben yazdıklarınızı en çok halk türkülerine benzetiyorum. Bülent Akyürek de alakasız gibi duran iki konuyu taş-gedik usulünce yazıya oturtuyor. Bunun sırrı nedir, nasıl yazıyorsunuz?
Bütün mesele budur zaten, alaka kurabilmek! Hakikatin peşindeyken sonsuz nesneye takılmaktansa bir malzemeyle düşünebilmek yararlıdır. Elinize bir at kestanesi alın, yıllarca tüm hayatı ve hayatın bütün düşünsel kıvrımlarını buradan inceleyin, geldiğiniz yere siz bile inanamazsınız. Küçük şeyler hakikat anlaşılsın diye vardır. Gözle görünemeyecek kadar küçülüp yok olan şeyler, ancak başka bir boyutta daha değişik bakışlarla anlaşılır olurlar. Dünyada birbiriyle alakası kurulamayacak iki şey yoktur. Bakın, insanlar yıllardır doğuyla batıyı kaynaştırmak için çabalayıp sentez dinleri kurmaya çalıştılar. Alakasızlıkta da alaka vardır. Misvakla vibratörün yan yana geldiği gün doğu ile batının da sentezi yapılmış olur. Böyle bir sentez kimin işine yarayacak merak ediyorum doğrusu…  Alaka kurmak böyle bir şey… Şimdi kurduğumuz alakadan yola çıkarak doğu batı üstüne tartışmamız daha sıkı olacaktır kanaatindeyim!

Taşı gediğine koymanın ahengi demiştik, iyi ama bunu nasıl yapıyorsunuz?
Her taş parçası yıkılmış bir duvarın yamasıdır. Bazen bir parça düştüğü için içeriye gün ışığı girer ve sizi başka bir yere götürür yada buradaki eksikliği doldurmaya çalışırken farklı yönlere giderek hakikate ulaşırsınız. Burada mühim olan ipuçlarını toplayabilmenin maharetine sahip olmaktır. Taşa bakıp gediği aramak da var, gediği inceleyip taşın izini sürmek de… İkisi de doğru yöntemdir ama seçtiğiniz yöntem sizin yazarlığınızın tarzını, arka planını yaratır. Mesele bu…

Bülent Akyürek 2003 yılına kadar memleketin en değişik ‘underground’ romanlarını yazdı ama son beş yıldır (Kadınlar Üstüne, Boş Laflar Antolojisi, Seviyordum Söyleyemedim, Yılgın Türkler…) gibi çok satan eleştiri kitaplarıyla tanınıyor, dünya görüşünüzün de değiştiğini biliyoruz, neler oluyor?
Romanın, edebiyatın edilgen şiirselliğinden haz almamaya başlamıştım. Artık şiirsellik ve duygusallık bana insani gelmiyor. Kafiyenin, şiirselliğin, duygusallığın erkekliği öldürdüğünü gördüm. Tehlike bu kadarla kalmıyor, kulluğu da öldürüyor. Kendinizi dünyadan alacaklı sandığınız an “Haksızlığa uğradım, ben daha iyisine layıktım…” hissiyle, kendinize acır, zalimleşir ve hırsınızdan gözyaşı dökmeye başlarsınız. Duygusallık, şiirsellik bizi zalimleştirir. Sözüm ona süslü bir tavus kuşu gibi övgü beklerken birileri sesinizi yada tüylerinizi beğenmemiştir. İnsan bu yıkımı daha çok kendine yaslanarak atlatmaya çalışır. “Benim benden başka dostum yok, herkes üstüme geliyor…” gibi  laflarla ayağa kalkmaya çalışırken daha çok yalnızlaşırsınız.

Yalnızlık hissi bir çok sanatçıda var, bu yaratıcı bir süreç değil mi?
Bir kez yalnızlığından dem vurup, daha sonra bunu sürdüren adam kendi ayaklarıyla cehenneme koşmaya başlar. Bir Müslüman “Yalnızım” diye çığlık atamaz. Bir Müslüman, yalnız olduğunu haykırdığı anda bütün şeytanları başına toplar ve dünyanın en büyük cemaatini kurmuş olur. Yalnızlık, modern dünyanın üretip bize de kakaladığı züppe bir gevelemedir. Bugüne dek “Yalnızım” diyen hiçbir erkek arkadaşıma merhem olamadım. Kalktım gittim, param varsa paylaştım, dertlerini dinledim, küllüklerini döktüm, uyuyakaldıklarında üstlerini örttüm ama yine de sabah “Yalnızım abi” diye ağlayarak uyandılar. Anladım ki arkadaşların derdi başka…Onlar partner arıyorlar, eşeyli üremek istiyorlar!

Belki aşıktır, oradan da hakikate ulaşacaktır, haksızlık değil mi?
Aşkta iki kişilik bir kibir vardır, birbirinize toslar durursunuz, yenilen kişiliğini kaybeder ve ayakta kalan -kişiliğini kaybetmiş bir adamla- yol yürümek istemez. Şimdi soruyorum; ayakta kalan kibirli muzaffer mi dik burnuyla Allah’a ulaşacak yoksa yenik olan mı? Şeytan kibriyle kaybettiğine göre diğeri daha şanslı görünüyor ama o da değil çünkü Allah’a yürünen yol çetindir, sağlam bacak kasları ister, çelik gibi sabır ister. Öyleyse biz  Allah’ı kıskanmalıyız, ona yürüdüğümüz yolda kimse duramamalı, yani ilk düşmanımız nefsimiz olmalı… La ilahe illallah ne demektir? Allahtan başka ilah yok… Öyleyse tapındığımız her şeyi çiğneyerek yürüyeceğiz. Para, ün, aşk, kariyer, kız, mız, çoluk, çocuk… Hepsini çiğnemek gerek… Allah’a yürürken arkamızda sevdiklerimizin leşleri kalmalı, o cesetlerin kokusunu Allah görmeli… Saçmalamıyorsam eğer Allah, kokuyu görür, nesneleri duyar, seslere dokunur…Eşiğine kadar gidip “İşte Allah’ım sana sevdiklerimin leşlerini getirdim; anam, babam, bacım, karım, sevgilim, ünvanlarım, diplomalarım, hepsinin leşi burada, senden başka sevecek kimsem kalmadı, yalnızım, tek dostum, tek yarenim olur musun?” demeliyiz… Evet, sevecek hiç kimsemiz kalmadığında  La ilahe illallah demiş olacağız… Seni seviyorum ama eşimi ve işimi de seviyorum, yok öyleee… Bu, kız sevmeye benzemez…

Şiirin hasını Cengiz Han yazmıştır diyorsun, nasıl yani, anlatır mısın biraz?
İyi bir şiir okuduğunuzda bütün ezberiniz bozulur, sevdikleriniz kılıçtan geçirilir, bütün çadırlarınız sökülür, evleriniz yıkılır, başınız öne eğilir, yeni bir görüşün eşiğine bırakılırsınız. İyi bir şiir okuduktan sonra hayatta kalmak, işe gitmek, elektrik faturası yatırmak zordur.  Düşünün, Cengiz’den sonra bir şiir yazan çıktı mı? Şairlerimiz dize dize karıdan kızdan aşk dileniyor. Şiir, modern dünyanın pezevengi oldu. Şair, salya sümük içinde kadınların karşısında ufalanmaktan erkekliğini yitirdi. Bakın, iyi şairlerin çoğu homoseksüeldir. Erkek olamayınca kadınlaşmaya başlıyorlar. Bir şiir yazılacaksa erkeğe yazılmalıdır. Erkeğin erkeğe yazdığı metinlere saygı duyarım. Zaten aşk denen safsata bir kadınla bir erkek arasında cereyan etmez. Sonu ilahi biten aşklar erkekler arasında gerçekleşir, çünkü orada muhabbet vardır. Muhabbetin oluşması demek cinsel beklentilerden sıyrılmak demektir, bu beklentiyi de ancak iki erkek aşabilir. Aşık olmak değil maşuk olmak mühimdir. Sizde bir azamet, heybet varsa maşuk olursunuz. Seven değil sevilen olursunuz. Hayvanlar dünyasını incelerseniz göreceksiniz… O dünyada dişiler erkeklere aşık olur, çünkü erkek hayvanlar şiir yazmazlar! Kadın olsaydım asla bir şairle yatmazdım, onlar teferruata girerler, kendimi lezbiyen hissederdim… Şiir süslü kelimelerle yazılır, süslü kelimeler süslü kadınlar gibidir, süsü dağıldığında büyüsünü kaybeder. Cengiz, girdiği yerde papatyaları çiğner, güzel ve estetik olan her şeyi talan ederken imzasını kılıcıyla atar. Taş üstünde taş bırakmaz ve kütüphaneleri yakar. İyi bir şiir okuduğumuzda da ezberimizdeki her şey yanar, bu yanık kokusu ebediyen burnumuzda tüter. “Hamdım, piştim, yandım.” Demiş ya Hz. Mevlana… Şems,  Mevlana’nın Cengiz’i olmuş yani…

Şiire önem verilen ve şiir damarı şiddetle atmaya devam eden bir ülkede ağır değil mi bu eleştiriler?
Şiire önem veriliyor olsaydı önüne gelen şiir yazar mıydı? Şiirin kullanım alanına bakın. Kaç kişi peygamberimizi övmek için yazıyor? Kaç kişinin Amerika’yla derdi var? Varsa yoksa aşk… Şiir, kız tavlama enstrümanı olmuş. Bir ton kendini beğenmiş sümüklü herif oturmuş aşkını pazarlıyor. Sevdiği kıza saygısı olan biri onun adına şiir yazıp pazara çıkar mı?
Şairler şiirlerini babalarının yanında okuyabilirler mi? Yok… Neyse bırakalım bu işi…

Yılgın Türkler kitabın otuzuncu baskısında. Kitaplarının çok okunup, çok satılmasının hikmetini neye bağlıyorsun?
Ben, yazarlığa ilk adım attığımda “Allah’ım beni okuyanlar küfrederek yada beddua ederek okusunlar…” diye dua etmiştim. Duam tuttu galiba. Yazarken kimsenin gözünün yaşına bakmam. Siyasi partilere, ırk yada milletlere yakınlığım yoktur. Yılda iki üç kez sigara markamı bile değiştiririm. Esir olmak istemem. Yanıma gelip ilk cümleden itibaren bile beni övmeye çalışanları susturup onlara istediklerini vermedim. Samimiyetimden dolayı çok okunduğum söyleniyor. İnşallah öyledir… Vermeyi sevmiyorum. Sevgiyle bir şeyin değişeceğine inanmıyorum. Ben kimi sevdiysem kaybettim. Aşırı sevgi, ilişkilerin celladıdır. 36 yıl ateist yaşadım. Türkiye’ye kan kusturdum. Dört yıl önce ahiret görüşüm değişti. Ahiret görüşüm değişince dünyaya bakışım da değişti. Önce dünya görüşü değişenlere bir bakın, onlardan bir şey olmaz. Dört yıldır Allah’tan korkmaya çalışıyorum. İt gibi titreyen bir mümin olmak istiyorum.Bizim Allah’ı sevmemiz önemli değil, onun bizi sevmesi gerekiyor. Kendimin ve dünyanın katili olmadan gözüne girebileceğime inanmıyorum. Kanımı içerek yol almaya çalışıyorum. Dünyaya olan nefretim öyle bir boyuta geldi ki tek tek içindekilerle kavga etmekten yoruldum. Uzaya çıkıp bizzat dünyanın kendisini tekme tokat dövmek isterdim. Bu imkanı rabbimden istiyorum. İçimde dünyaya karşı bir istek doğduğunda kendimi balkondan atmaktan korkuyorum. Galiba biz ölmeden dünya ölmüyor. Dünya ne zaman ölür biliyor musunuz? Onu görmediğinizde… Dünya, kendisine kör olanları sevmez. Dünyaya bakan gözleriniz kör olduğunda sizi karşıdan karşıya geçiren Allah olur. İnşallah Müslümanlar top yekün körleşip mümin olacaklar…

Çok mutsuzsunuz, böyle yaşanır mı?
Pavyona değil dünyaya geldik. Ölmek için doğuyoruz. Allah, mezar kumbaralarında ceset biriktirirken nasıl mutlu olabiliriz. Müminin yüzü sıratı geçmeden gülmez. 36 yıl inançsız yaşadım, mutsuzdum. Dört yıldır inançlıyım ama eskisinden daha mutsuzum. “Huzur İslam’da…” demişlerdi. Bu yalana inanmayın. İbadetlerini yapacaksın, infak edeceksin, zikredeceksin, mağdura koşacaksın, zalime çüş diyeceksin, ahiret korkusuyla titreyeceksin, taraf olacaksın, bir Müslüman’a diken batsa sen kanayacaksın, huzur bunun neresinde?

Edebiyat dünyasıyla hiç iyi olmadın bunun nedenlerini düşündünüz mü hiç? Yada yeni yazarlar için öğütleriniz nelerdir?
Edebiyat  kerhanesinin kurallarına uymadım. Bir çevrenin, bir masanın adamı olmadım. Ateistken yoldaşım şeytandı, şimdi Allah’a yaslandım. Anlayacağınız yalnız değilim. Eğer kralın yanındaysanız kimseye boğun eğmeye değmez. Edebiyat dünyası kibrin arenasıdır. Orada binlerce ego kılıç çeker. Lütfen uzak durun.Bir cümle kuracağınız zaman ellerinizi Allah’a açıp yardım isteyin. Şairlerimiz bu yüzden kaybetti. Kadınların dizlerinin önünde boyun büktükleri için yenildiler. Bir insana yazarsanız kaybedersiniz ama Allah’a yazıp kendinizi ona sevdirmeyi becerdiğinizde tüm insanlar sizi sevmeye başlar. Kafanızı çalıştırın. Şöhretin yolu da Allah’tan geçiyor… Kelimelerin sahibi Allah’tır. Yalnız ona kulluk edip, yalnız ondan yardım beklerseniz, kelimeler uşağınız olur.

Din, Allah ile kul arasında mıdır yada şeklin önemi var mı?
İnsanların içini bilen yalnız Allah’tır. Öyleyse biz insanlar için davranış ve kılık kıyafet önemli. Biz zahire bakarak kimin Müslüman olup olmadığını anlayabiliriz. Adamlar bir televizyonda “Biz kaç kişiyiz?” diye sayım yapıyorlardı. Onların kaç kişi olduklarını bir gökdelene çıksam ben de sayabilirim. Mini etekli, içen, sarmaş dolaş, dekolte, keçi sakallı kişileri sayın, rakam ortaya çıkar ama bir de Müslümanları sayalım deyin? Apışır kalırsınız. Niye? Çünkü biz de herkese benziyoruz. Traşlı, ütülü, laptop kullanan, konformist, ucubik bir şeyiz. Oysa Müslüman iki kilometreden tanınmalıdır. Sakallı, cüppeli, ağzının içinde mırıldanan, eli sopalı, tesbihli filan olmalıyız. Rayban gözlük takmış, sinek kaydı traş olan, Nıetzche okuyan bir adamı Cuma’da görünce kafayı yiyorum. Müslümanlar eskiden natürmort idi şimdi postmodern oldular. Müslüman, sosyal hayatın kurallarını uygulayıp, renklerini diğerlerine göre ayarladıklarında Yahudi olurlar. Elli milyon Müslüman nereye gizleniyor anlamış değilim? Biz Yahudi değiliz. Kimden korkuyoruz, niye gizleniyoruz? Gizlene gizlene kendimizi unuttuk. “İnşallah” demekten korkup “Umarım” demeye başlayalı İslam kaybetmeye başladı.Dilin gitmiş, giysin gitmiş, kutsalların ayak altında ama dinimiz duruyor, emin misiniz? Kitap gitti, farz gitti, sünnet gitti fakat Müslümanlığımızın sürdüğüne inanıyoruz. Bir tek kılımızı bile kimseye çiğnetmediğimiz gün ayağa kalkarız. Bakın senede birkaç gün peygamber efendimizin sakalı bir kavanozda teşhir edildiğinde oraya milyonlarca insan gider. O kıl, o sakal var ya dünyanın en büyük cemaat lideridir, dünyanın en örgütlü sendikasıdır. Peygamberimizin bir kılı bile en büyük kumandandır. Bari ona tutunsak… İnanın o kılın arkasında dünyanın en büyük imparatorluğu kurulur ama cesur değiliz, korkup gizleniyoruz, gözlük takıp Radikal okuyoruz, Nike giyiyoruz… Biz tipten kaybettik arkadaşlar… İslam kültürünün modasına bile uysak, İslam’ı Fenerbahçe gibi tutabilsek, destekleyebilsek, Kurtlar Vadisi kadar izleyebilsek Allah nurunu tamamlayacak, yazık ki hepsinden korkuyoruz. Söyleyin, biz kaç cüceyiz? Biz, kaç Yahudiyiz? Biz neredeyiz?…

İki yıldır kişisel gelişimcileri topa tutan bir kitap yazdığınız söyleniyor, kitap ne zaman gelecek, niçin onlara saldırıyorsunuz?
Kişisel Gelişim kitapları insanların nefislerini okşayarak, benlik putları yaratıyor.O kitaplardan bir tane bile okuyunca tam bir yırtıcı hayvan oluyorsunuz. İsteyen, konformist, kendi mutluluğu ve hazları için kan döken kibirli bir hayvan…İki sene önce şunu fark ettim: Kişisel gelişim kitaplarındaki her başlık Kuran-ı Kerim’in tersten okunuşu… Kitap bize “Rızık Allahtan’dır.” diyor ama onlar “İste başar, kendine inan, tut kopar, her şey senin hakkın, kaderini kendin yarat, çalış kazan…” diyorlar… Bunlar şeytanın askerleri. Ego, kibir, sonsuz istek pompalıyorlar. Bir din kurdular. Kişisel gelişim uzmanları bu dinin rahipleri… Cemaatler dağıldı. Kazanmak için her yol mübah. Onların dinindeki cennet başarı olmuş, kazanç, kariyer olmuş. Kaybeden fakir kalıyor. Cehennem fakirler için var. Oysa biliyoruz ki İslam da fakir kalmak, dünyaya tamah etmemek cennete giden en büyük yol. Modernizmle savaşan, kişisel gelişim dinine kılıç çeken “Kişisel Gerileyiş Kitabı” sanırım Eylül ayında piyasada olacak. İçindeki öküzleri çıkaran bu kapitalistlere hep beraber çüş diyeceğiz. Kişisel Gerileyiş Kitabı bütün temellerini Kurandan alıyor. Onlara 1400 yıl öncesinden cevap vereceğiz. Müslüman’ın gelişmişi geride kalandır. Geri kalmış Müslüman’a mümin denir. Bunu anlatacağız onlara… Bu dinin rahiplerini develerimizle çiğneyip hurma ağaçlarında idam etmeden bize rahat yok. Bir aksilik olmaz ise kitabım çıkınca mücadelemizi Samsun’dan başlatmak istiyorum… Kişi çok gelişirse dünyevi bir adam olur ve kulluğunu unutur. İnsanlara dik yürümeyi, karizmayı, gol atmayı öğreten NLP’cilere özetle şunu söylüyorum kitabımda: “Evet, size göre kazanmak ya da kaybetmek var ama biz  kaza ve kadere, rızkın Allah’tan olduğuna inanıyoruz. Başarısızlık ölüm değildir. Dünyevi, maddi başarılarla ahiretimizi kaybedeceksek yaşasın yenilgi, yaşasın fakirlik, yaşasın eziklik…”

Etiketler: ,




“BÜLENT AKYÜREK SÖYLEŞİSİ“ için 14 yorum var

  1. veysel veli diyor ki:

    AFFERİM LAN ŞEREFSİZ!..HAŞŞÖYLE BEEHH!!..
    BOŞA DEMEMİŞLER:
    “ŞARAPTAN DÖNME SİRKE’YE AYAR SİRKE OLMAZ” DEYU..

  2. veysel veli diyor ki:

    BU Gece uyutmadın beni şerefsiz!
    Uyutmadın beni bu gece.. Asla uyutmadın beni ..
    İtnenin önde gideni..şerefsiz!.Bu gece beni..
    Uyutmadın..Uyutmadın..N’ideyün aceb seni?..

    EVET!”Şerefsiz”dedim “haşşöyle” dedim..Çün.
    Karşılamak istedim..Karşılıksız sevgilerle..
    Çün. Deli indinde ala dır şerefsizlik hazretten bile
    Çün..Deli bilir.Şereflilik te satın alınabilinir..
    Meta-lar dan eylenmiştir aynen hazretlilik gibi..

    Amma velakin..gel gör ki ..
    Çok garışık düşler gördüm..Çok garışık düşünüşler…
    Ve asla uyumadım her gice deli deli uyuyan..
    Ben deniz Deli.
    “Hayra alamet değil bu!”dedim ve..
    Himmet diledim ol ulu Velilerimizden de..
    O’nlar dahi esirgemediler ..

  3. veysel veli diyor ki:

    Himmetlerini!..Hikmetlerini de..
    Ben dahi esirgemeyün nasihatlerimizü..
    Kapımıza kadar gelmişGERÇEK DELİRMEK ÜZRE
    İşbu şerefsüzden diyerekten…
    VE işte.. aynen bu hissiyatı teessür ü tereddüd ilen..
    Tereddi iderek…Eyleyüptürün ..İkram-ı şifa niyyetine..
    Kayd u ihtiraz!a müsaid hal ve şerait içre
    İşbu nushiyyat’ı amma..Önce izah ideyün ki sen ey Bülend!
    El’an delilerden bir deliyi dinlemektesündür…
    Veli’lerden bir VELİ’yi değil.
    Velev ki imrenüp ism-i mahlas’ına ol ism’i
    Yakıştırmış olsa da..
    Veli’lerimiz de çıkar karşına bir gün merak itme..
    LAKİN ibtida baştan ilkevela ..Delirmen gerekadam gibi.
    Her neysem!Sündürmeyelim kelam’ı kibar olsa da
    Süründürmeyelim melam’ı dun itibar olsa da.
    Girelim söz’e…

  4. veysel veli diyor ki:

    Bana kendine “afferim”dedirttiydin amma.
    Ammasının da muamması var aslanım!..
    aha işte ilk defa tarih düşürt tün bu deli ye.
    Yazıyorum aha işte şuracığa..
    ONİKİHAZİRAN2009CUMAGECESAATYİRMİÜÇKIRKDOKUZ
    Hicri ondokuz cemaziyelahir bindörtyüzotuz.
    RUMİ OTUZ MAYIS BİNDÖRTYÜZ OTUZBEŞ.
    ———–
    KARDEŞ!..
    Eğer sen de..
    İ.ÖZEL gibi..N.GENÇ gibi..
    Ve bular’a heves iden müridleri şakirdleri gibi..
    Narsizm’inin yeterince kadr ü kıymetinin …
    Bilinmediği zehabıyla geliyorsan..
    Narsizmine yeterince v layıkıyla tapınılmadığı kanaatiyle
    “Ben bu müslüman salakları da keklerim”hüsnü kuruntusuyla
    “Kadınları ne kadar aşağılarsam okadar aşık olurlar”
    Vahim vehmiyle ..VE..
    Tanrı!’nın Kılıc’ı Attila..Allah’ın Bela’sı Cengiz Han…
    Tanrısı’nı Öldüren Tanrı’nın Tank’ı HİTLER..
    Olma hevesiyle…Böyle..Gümbür gümbür.ve veya..
    Paldır küldür Allahtan fazla ALLAHÇI kesilip…
    Allah’ başımıza bela etmek için geliyosan hiiç gelme.
    Otur oturduğun yerde..Yoğsam..Hem vallah hem billah..
    Daha önce hiç deli görmemiş deli’ye dönecek kadar..
    Alıveririm o bicimcik aklını da..
    Terkettiğin o şeytan’ını bilem mumla ararsın…
    Sen den şerefsiz oluyum kine..ANLADIN MI BENİ?…
    Benden daha şerefsiz olmaya aday şerefsiz şeref!..
    Ben bu şerefsizlik şerefini yolda bulmadım oğlumm!..
    Bedevadan veriverücek de değülünn!..
    Allah vere de yalan söylememiş ..ol..
    Yoksa vallahi yandın aslanım..Eğer yalan söylüyorsan..
    Eğer Alllah’la aldatıp Allah olmaya yelteniyosan..
    Eğer-zaten- gariban şu müslümanlar’ı..
    “Herkes kekliyo!.Benim başım kel mi?.diye..
    Yalanıp yutkunuyosan …
    Ben de o yalanıp duran dilini dillerini..
    Cıyır cıyır kesip..Çerçeveye alıp..
    MEMLEKET’İNbütün kıraathaneleri’ne bedava dağıtup..
    Cümlalem’e ibretlik Picasso tablosueylemezsem..
    Hayrını görmeyeyim lan ben bu deliliğimin!..
    Görmeyeyim ulan ben bu muhteşem deliliğimin hayrını be!.
    Anladın mılan şerefsiz!…

  5. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E NASİHAT BAB’INDA
    DELİ SÖZLER

    Evvelen..Biirr..
    Aslanım! Hele sakin ol.Yavaş gel.
    Freni patlamış cemse gibi vınnlama.
    Sözümü de yanlış anlama.Hemen parlama..
    Kontrolsüz güç ; güç değildir hemen cırlama..
    Saniyen ikii..
    Bu meydan senin geldiğin meydan’a benzemez..
    Bizim meydanımızda kimse böyle tepinemez..
    Kimse Kimse’yi keyfine göre esip gürleyip kesip biçemez.
    Kimse kimse’ye kafasına göre takılıp ahkam kesemez.
    Kimse Kimse’yi kendinden dun belleyip homur homur süsemez
    HELE HELE!..
    Kadınlarla erkeklerimizi hayvanlarla kıyaslayıp…
    Hayvanlar gibi davranmamızı asla ve asla öneremezzz!…
    Dahası..ve/sanki…zoraki itiş kakış.
    Modern Dünya’nın müsebbibleri arasına…
    Müslümanları da tıkıştırıp…
    Bu peşin ve yalap şalap hüküm üzerinden…
    Haham döver gibi…Papaz’a söver gibi…
    Alimlerimiz’e,Ariflerimiz’e,Sufilerimiz’e…
    Münevverlerimiz’e,Muallim ve Mürşidlerimiz’e..
    Nevri dönmüş deli danalar gibi böğürüp..
    Rastgele saldıramazz!.
    Cümle müslümanlar dahi…
    Sabır imbiğinden süzülmemiş..
    Terbiye eleğinden geçmemiş,kırkboğumsüzgecindensüzülmemiş
    Böylesi densüz dünsüz öfkeleri…Edebsiz çemkirişleri de
    Asla ve asla kaldıramaz.Ve belki senin sandığın gibi de.
    “Aldırma geç!”deyib duymamazlıktan da gelemez..
    Asl’a! ve kat’a!.
    Bizim meydanımızda herşeyin bir haddi hududu vardır beyim
    Herkesin de bir haddi hududu vardır. Ne bileyim?
    Yeri gelirse evet!Ama,”yeri gelirse!”Dedim.İyi dinle!.
    Terbiyesizliğin de..Edebsizliğin de..Şerefsizliğin de…
    Evet evet!Şu gözünü sevdiğimin deliliğinin de…
    İllaki bir haddi hududu,yeri zamanı vardır…
    HENÜZ BİZİ TANIMADIN SEN!!..
    Tanıdığını sandığın adı müslüman kimi zibidiler üzerinden
    Bütün müslümanlara…
    Ağız suyu akıttığın şu Cengiz Han çapulcuları gibi…
    Çullanabileceğini sanıyorsan..Hemen söyliyeyim..
    Seni çok kötü kandırmışlar aslanım benim.
    İzin vermezler..İzin vermeyiz..Ağzıkızılım benim..
    Anında takoz yersin.Serseme dönersin andavallım benim!
    Selasen Üüç…
    Akıbeti’nin selameti bakımından ayıkdırıyorum bak!.
    İYİ DİNLE!.Demedi deme.Kendine bu kadar güvenme..
    Kendinden menkul gazlar verip;
    Kendi kendine bu kadar kibretme.
    BİR KİBRİT-İ AHMER gelür kibrini söndürüverür..
    Aynen COOSSS!.Ve dahi FOOSSS!.
    Biraz os oğlum biraz os.
    Fazla sıkıştıysan da git biraz parklarda filan dolaş..
    Burnumuzun dibinde..
    Mülayemetimiz’e ve sabr u şefkatimize güvenip te..
    Rastgele fossurub durma!..

  6. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E NASİHAT BAB’INDA
    DELİ SÖZLER II.

    Karıştırdın galiba..
    Bizim Nebi’miz.Elçi’miz..Eli’miz ayağ’ımız.Göz’ümüz..
    Kulağ’ımız.Dil’imiz.Dudağ’ımız.Can’ımız.Ciğer’imiz.
    Herşey’e değer’imiz…Muhammed Aleyhisselam’dır..
    Kahrolası Cengiz Han değil..
    Eğer;şeytanından usanıp kendine yeni bir kudretli.
    Azametli..Eş-yoldaş arıyorsan,İyi düşünmüşsün,afferim!.
    O kadar da şerefsiz değilmişsin..Aman geç kalma!.
    Hemen git Ulu Tengri Cengiz Han’ın aakları kapan..
    Kendisi yedinci dereceden çok iyi bir kam’an tanrısı olup
    Titrek itlerden de gayet hoşnut olan bir haşmetmeab’tır..
    Her türlü takdirin üzerinde hayret mucib..
    Gayet teaccüb verici hayırlı uğurlu ameller ile..
    Senin de bihakkın hakkını vererek takdim ittüğün üzere..
    Muazzam nat-ı şerifler,kasideler,mersiye ve gazellerle..
    Biz müslümanlara bildiğin gibi değil hizmetler eylemiştür
    Ne dimek lan?Kılıcınan şiirler yazup.
    Cümle kadunları kendüne hayran bırakup..
    Cümle erkekleri de ağzı açık ayran delisi itmek..
    Kolay iş midir yani?
    Elbet onun dahi sakalının kılını alıp..
    Bizim mukaddes yarı tanrı-tööbe tööbe-sen afit yarabbi!-
    Muhammed’imizin sakalının yanında arz-ı endam ittürüp!
    Fetişist ahalimizi dahi böylecene…
    Bi başka acayip galeyana getüttürüp!..
    Sair insan suretindeki cümle cinni ecinni ve dahi şeyatin
    Pisliklerinin üzerine saldutturup…
    Dünya’yı bi güzel tekme tokat temüzlettürüp..
    Cennet’e ingılab ittürmek dahi..Farz olupturu şart olsun.
    Oğlum evladım!!
    Laflarınun ucu nerelere kaçıyo…
    Nerelere kıçıyo görüyon işte..
    Sen sen ol..önce şunu iyi öğren!
    Büyük lokma yi büyük laf itme hatta büyük lokma da yime.
    Garnına oturuverü…
    Hatta ne kadder büyük adam varsa onlardan da uzak dur..
    Onlar da başka biyerlerine oturuverü..
    Bilmem anlatabildim mi?
    Şanlı tarih yazma-ne kadar kıt’aa varsa hepsinin üstünde
    At oynatma,kısrak kovalama hastası neçe böyle böyüük…
    Adamlar yüzünden neçe gariban milletlerin yok yoluna.
    Gazi-niyazi oldurulduklarının hazin hikayeleri ile;
    Lebaleb dobdolu tarihten demi ibret almassın hey serseri?

  7. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E NASİHAT BAB’INDA
    DELİ SÖZLER III.

    Oğlum evladum!..
    Eğer,dikkatlice bakıb okudu isen..Mutlak görmüşsün dür..
    Bizim Kitab-ı Kur’an’ımız her bir sure dibacesinde.
    Evvela Bism-i ALLAH;ahiren ER RAHMAN;ER RAHİYM!..
    Diyerek başlar Hitab-ı Kerim’ine…
    “Urun ulan!” “Koman ulan!” “Acıman ulann!..”diye değil..
    Hiç bir sure hiç bir ayet-i celile yoktur kim…
    Beher Müslüman onları rahmet nazarıyla okumamış olsun..
    Mümkün değildir.
    Ve işte bunun için hakiykaten pek müşküldür.
    Müslüman olmak.Müslüman kalmak ve Müslümanca yaşamak..
    Ceniz Hanlar’a pek özenen süvarilerimiz..
    Bunu pek beceremedilerse de..
    Kendi elçileri’ne.Kendi imamları’na..Kendi velileri’ne
    Özenmeyi..Bihakkın başarabilen irfan erlerimiz..
    Hikmet neferlerimiz..İlim fenerlerimiz..Sufi erenlerimiz.
    Devrimci dervişlerimiz…Evrimci ermişlerimiz..
    Mütenevvir münevverlerimiz…Mutasavvıf mütefekkirlerimiz
    Bu zorlu işi…Her halükarda Müslüman olabilmeyi..
    Müslüman kalabilmeyi..Müslümanca yaşayabilmeyi..
    Pek ala başarabilmişlerdir bi-iznillah..
    Pek münasib pek mütenasib ve illa.
    Rahmanurrahiym’e intisab üzre ve içre Şah’ım Eyvallah!..
    Sana da Eyvallah şimdilik..Sana da Eyvallah şimdilik!
    Şerefsiz!
    Sana da Eyvallah!..
    Vesselam!..

  8. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E KISA CEVABLAR I.

    1.Dünya’ya pavyon’a gelmediysek te…Cennet’e de gelmedik
    Gözün pavyondan başkasını görmediyse n’örek?
    Koca Koca camileri..Mini mini mescidleri görmen için..
    Minarelerini gözüne mi sokmamız gerekiyo du?!
    2.”İyi şairler homoseksüel oluyor!”demişsin.Hayır canım!.
    Homoseksüelleri iyi şair yapıyorlar..Hepsi bu!.
    3.Şeytan uzlet eyleseydi çarşıya pazara çıkmaz;
    Cengiz Hanlar’ının yanına da yaklaşmazdı.
    Keza pavyon fedailerinin ve pezevenglerin de..
    Sen galiba..
    Uzleti bi başka yalnızlıkla karıştırıyosun..
    Halvet’i de bi yol tefekkür eyle yavrucuğum!Hira HUU!
    4.Mü’minler Rableri’nin önünde it gibi de titremezler.
    Belki tiril tiril bembeyaz -arıduru sevgilerle…
    Ürperirler..Anladın mı canım?
    5.Mü’minler Leş-ker değildir.
    “Kesret te vahded nedir?”bilirler.Talimlidirler ve…
    Rableri’nin huzuruna Rableri rızası için sevdikleri
    Sevdiklerini de götürürler.Bizim Rabbi’miz…
    Leş sever değildir.Öğren de gel canım!
    6.Keza mü’minler senin bildiğin rahiblere de benzemezler.
    Envar-ı Safa’da ki neşve-i pür Vega’yı da bilürler.
    Bunu da iyice belle de öyle gel canım,civanım benim..
    7. Sen Sakaryalar’da fazla dolaştın galiba..
    Ne anlatıyon bize Lavugg!..Kimi kime şikayet ediyon?..
    Lezbi erkeklerin kimler olduklarını..
    Senden mi öğrenecek kadınlarımız?
    Sevilmeyi de hak etmek gerek!Eyi bilür kızlarımız..
    Yok öyle bedavadan!Sert erkek(!)deyu..Hem-an secde..(!).
    8.Hacı Bayramlarda..Ulucanlarda göremedük hiç iz’ini.
    Aceb nirelerde gezinün?
    KuğuluPark inlerinden..Tunalı Hilmi cinlerinden..
    Sıdgını iyice sıyır da öyle gel adamım benim!.
    9.Yol’a Samsun’dan başlıycakmışsın!?
    ÇÜŞŞ!.Ne zaman Yolcu oldun da böyle destursuz taharetsiz?
    Ondokuz Mayıs’çı mı sandın lan sen bizi?..
    10.Müslüm Gündüz gibi gezenlerin hallerini gördük.
    Çulda çapulda bilmezük biz kerameti aslanım!
    Kulda kullukta bilürük illa..
    Hangi kılıkta olursa olsun..Hem Valla hem Billa..
    11.Müslümanlar da işbu hallerden hoşnut değildir.
    Elbet amma!.Neyidek?
    Kan güdek te ortalığı kan gölüne mi çevirek?.
    12.Ne bu şiddet bu Celal aslanım!?
    Yangından mal mı kaçıracan?!
    Yoksa kendin gibi;Müslümanların aklını da mı kaçırtacan?
    Yemezler aslanım!..

  9. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E KISA CEVABLAR II.

    13.Karpuz kestiğinizi görmedik ki”haliniz ne dir”diyelim?
    Karpuz patlatmaktan o kadar hoşlanıyordunuz ki.
    Biz de”Bunların keyfi gıcır!”Biz kendi işimize bakalım!”
    Demekten başka bi hal hatır sormaya gerek görmüyor idik.
    14.Sonsuz nesneye takılan da kim miş?
    Kişi;kimseye kendi üzerinden töhmet etmese gerek.
    15.AKIL VERMEK İÇİN;önce tere ol!
    16.Dünya’da birbiriyle alaka kurulamayacak çok şey vardır
    “Kel alaka!”diye boşuna tabir buyrulmamıştır.
    Mesela;Çöldeki Penguen tabiri
    Dahi ilgili bir alaka olmayıp,sencileyin yalnızların
    Mecaz olsun torba dolsun deyü icad ittüğü
    Veciz fakat ilgisiz alakalardan olsa gerektir.
    “Madem paran yoğ idi niye bindün kayuğuma?”
    Değil mi yani?!
    17.Her taş parçası da yıkılmış bir duvarın yamasıdeğildir
    Yıkılan her duvar yontulmamış-alakasız-bir taşın
    Duvara tıkıştırılması neticesinde yıkılmış olsa gerektir.
    HİÇ YIKILMAYAN DUVARLAR DA VARDIR..
    Alakasız müdahaleler müstesna.
    18.Işık düşmesini istiyorsanız..
    Gedik açılmasını bekleyemezsiniz.
    Vakti zamanında.
    Penceresini de akıl edip öyle öreceksin duvarını aslanım!
    Salak mimarlar yüzünden yıkılan duvarların sorumlusu.
    Biz zavallı ameleler olmasak gerek.
    19.İpuçlarına sahib olabilmenin maharetine
    Sahib olamadığımız her halinizden bellidir.
    Otuzdört yıl çok kısa bir süre değildir.
    Hayrola bu ne hız?!.
    20.Taşa bakıb gediği aramak ta neyin nesi?
    Bu ne kadar da büyük bir duvar böyle?
    Aşamıyacağı duvarlar örmemeli insan kendi dışına.
    Yoksa neler geliyo başına..Görüyoz yani!
    21.Ben de kalkıp “DALGIN TÜRKLER”diye başlayıp.
    Boş laflar antolojisine adımı yazdırabilirdim.
    Laf cambazlıklarını bırakmıyacaksan de get işine aslanım.

  10. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E KISA CEVAPLAR III.

    22.Yahudi değilsek te o kadar da yabancısı değiliz.
    Uzak akrabamız olurlar kendileri…
    On emir nedir onu da biliriz.
    Kimseden korkuyor da değiliz..
    Son ikiyüz-üçyüz yıllık.
    İslami mücadele tarihimizi okumadın galiba sen.
    Ömer Muhtar’ı,Emir Abdulkadir’i,Mevlana Ahmed’i,
    Şeyh Şamil’i,Şekip Arslan’ı,İsa Yusuf Alptekin’i,
    Cemil Kırımlıoğlu’nu,Dr.Sadık’ı,Hasan Mirza Şirazi’yi,
    Şah Veliyullah Dehlevi’yi,Abdulkelam Azadi’yi,
    Muhammed İkbal’i,Osman Don Fodio’yu,okumadın galiba sen.
    Say say bitmez ama ben yinede sayıvereyim aslanım.
    Cemaleddin Afgani,Mehmet Akif,Said Nursi,Muhammed Abduh,
    Hasan el Benna,Reşid Rıza,Mahmud Şeltut,Seyyid Kutup,
    Ali Şeriati,Ayetullah Humeyni,Süleyman Hilmi Tunahan,
    Sultan Galiyev,Namık Kemal,Said Halim Paşa,
    İskilipli Atıf Hoca,Mehmed Kemal Pilavoğlu,Alvarlı Efe,
    Murtaza Mutaahhari,Ali Recai,Ayetullah Talegani,
    Nevvab Safevi,Hüseyin Beheşti,Musa Carullah,
    Abdulkadir Udeh,Elmalılı Hamdi Yazır,Hüseyin Fehmidi,
    Metin Yüksel,Hüseyin Nasrallah,Fethi Şikaki,Abbas Medeni
    Malik Binnebi,Necib Fazıl,Nurettin Topçu,A.İzzet Begoviç,
    Turayliç,Cehar Dudayev,Muhammed Bakır EsSadr,Cüheymen,
    Mustafa Çamran,Malcolm X,Hasan Turabi,Abbas Musavi,
    Kelim Sıddıki,Nureddin Şirin,Topal Said,Kör İsa,
    Çolak Niyazi,Kekeç Mehmed,Yatalak Mustafa(Gök),
    Kör Ömer(Şeyh),Yatalak Yasin(Şeyh);görüyosun işte…
    Engellilerimiz bile engel tanımıyo aslanım…Neyse…
    Devam edeyim..Atasoy Müftüoğlu,Burhan Kavuncu,
    Hüseyin Kuru Mahmutoğlu,Mehmet Pamak,Şeyho Duman,
    Mehmet Ünal,Dursun Yar,Ümit Aktaş,Recep Genç,
    Ömer Faruk Özkan,Selahaddin Eşçakırgil,Nureddin Şirin,
    Fidan Güngör,Mahmud Kaçar,Ahmed Mayalı,Ahmed Usta,
    Yalçın İçyer,Yılmaz Yalçıner,Abdurrahman Dilipak,
    Hafız Muharrrem,Zahid Kotku,Esad Coşan,Garib Hafız,
    Münir Derman,A.Baki Gölpınarlı,Haluk Nurbaki,Ruhi Özcan,
    Akif İnan,Cahid Zarifoğlu,Faruki,Leyla Faruki,
    Hekimoğlu İsmail,Hüseyin Hatemi,Bisikletçi Dede ,
    Hurdacı Memmed,Konyalı Delosman,ŞıhŞenol,Cemil Meriç,
    Cumhur Gaygusuz,Cahit Koytak,Mehmed Efe,Muzaffer Ozak,
    Frantz Fanon,Edvard Said,Garaudy,Tayyib Atmaca,
    Mahmud Balcı,Ragıb Karcı,Nakib el Attas,Sedat Umran,
    Ahmed Pınar,Ahmed-i Necad,Halid İslambuli,Sabah Kara,
    Dursun Alptekin,Kadri Çelik,Nabi Avcı,Ergun Yıldırım,
    Ayyaş,Nizar Kabbani,Kadir Akaras,Bülent Sönmez,
    Aydın Koral,Ali Tuna,Mehmed Karaüzümcü,Mehmed Sümbül,
    Bünyamin Doğruer,Memduh Kars,Ali Ulvi Kurucu,Arif Ay…
    Görüyosun işte say say bitmez aslanım..
    Anlat anlat tükenmez koçum!Dahası…
    Bu yiğitlerin her biri birer arslan parçası.
    Bu delikanlı adamların sadece bir günlük hayatlarını..
    Yazmaya kalksam..Senin şimdiye kadar yazdığın ne varsa..
    Tamamından fazla sayfa tutar.
    Ve gerçekten onları okuduğun da..
    Ve gerçekten onları anladığın da..
    “Ben de adam mıymışım..Ben de yazar mıymışım?”der ve.
    Yazdığın o mevkuteleri anında gider çöpe atarsın lan!
    Sen daha ikna odalarında”Kendini sınamak”nedir?
    Onu bile bilmezsin lan!
    Değil o köpekten bile korkan Cengiz Han’cığın;
    Dünyanın bütün Han’cıklarını toplasan.
    İş bu yiğitlerimizin ellerine su bile dökemezler.
    ŞUNA BAK!..
    Ya sen hiç adam görmemişsin yahud adam görmeye
    hiç niyet etmemişsin.Eh!Bundan sonra görürsün bari.
    Tabii görecek bir gözün..
    Hak teslim edecek bir özün varsa tabii.

  11. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’ E KISA CEVABLAR IV.

    Dur dinle! Bitmedi..
    “Bana niye aşık olmuyorlar?”diye kahredib.
    İleri geri salak sulak Laf üşürdüğün.
    Kızlarımıza..Kadınlarımıza gelmiştir.
    Anma ve anlatma sırası ki.. Sıkı dur!
    Sakın bi yanlışlık yapıp ta..
    Üç gulhü bi elham okumadan yanlarına yanaşmaya filan da.
    Kalkma sakın.
    Pir-i Mücahide Ana’mız..Fatıma bint-i Muhammed..
    Asiye vü Meryem vü Hacer vü Hatice vü Sümeyye..
    Nesibe vü Hasibe vü Zeyneb..Rabia ümmü Edeb..
    Esma vü Ümmü Gülsüm vü edeb’ül müeddeb i mevedded.
    Nergis Hanım.Nilüfer Bacı.
    Nene Hatun..Karafatma. Erzurumlu Uzun Bacı..
    Zeyneb Burucerdi.Zeyneb binti Talegani.Cihan Aktaş.
    Halime Toros.Ayşe Şasa.Macide Türkmen(Gök).Raşa Rantisi.
    Ummu Nidal.Zeyneb Gazali.Şule Yüksel Şenler(Kars).
    Emine Şenlik Oğlu.Şerife Katırcı.Mukaddes Özkan.
    Merve Kavakçı.Fatma Zehra Özden.Nuran Altunbaş.
    Mukadder Değirmenci.Fatma Çolak.Nadide Yılmaz.Sema Dal.
    Semiha Uzun.Yıldız Ramazanoğlu.Sibel Eraslan.
    Fatma Barbaros.Elif Çakır.Betül Tuna.Gonca Özden.
    Nagehan Özger.Aydan Kayıkçı.Safiye Mutlu.Leyla Faruki.
    Hülya Şekerci.Tuba Kaya.Leyla Şahin.Asiye Dilipak.
    Afet Ilgaz. Şeyma Döğücü.Müzeyyen İnci Eski Cuma.
    Naciye Kaynak.Rümeysa Selçuk.Zeyneb Suna İçyer.Duha Nur.
    Elif Baran.Zeyneb Akman.Rabia Eveyik.Betül Tuna.
    Tusem Gun.Gülşah Köybaşı.Mrs.Terzioğlu.Şekure Öztürk.
    Kanarya Nur.Banu Gezer.Münevver Orhan.Fatma Özlü.
    Ayşe Tunç..Ve ila ahireh..Aleyhirrahmet ecmain.
    Bu hanımefendiler dahi ne senin bildiğin.
    Ev kadınlarına benzerler ne de kaldırım kızlarına.
    İnsan tanıma hususunda da üstlerine yoktur evvelAllah.
    Dur.Aklıma geldi!Hemen anlatıvereyim:
    Bizim imamlar’dan biri’nin bir çocuğu olmuş.
    Hemen müjdelemişler.”Efendim bir çocuğunuz oldu!”
    O hiç istifini bozmadan “Elhamdülillah!”demiş.
    “Efendim sormayacak mısınız?Erkek midir?Kız mıdır?”
    diye şaşkın şaşkın bakanlara da şöyle karşılık vermiş:
    -Aslan olsun da kız olsun erkek olsun farketmez!
    Yaa!..Gördün mü aslanım!?Demek ki ney miş?..
    Aynen birer arslan parçasıymış kadınlarımız kızlarımız
    Anladın mı şimdi sen kimlerle dalga geçtiğini şerefsiz
    Sen daha ikna odalarında kendini “sınamak”ney miş?
    Onu bile bilmezsin Lan!
    Lezbi erkeklerle düşe kalka..
    Harbi Kadın’ın nasıl bi varlık olduğunu bile.
    Anlayamamışsın heralde.
    Lavugg!.
    Üniversite kapısında dayak yeyip.
    Çocuğunu düşürmenin ne demek olduğunu.
    Sen nereden bileceksin?
    Arkandan leş bırakmayı filan bırak ta!.
    Önce sen bi leş ol bakayım.
    Bu aslan yürekli kızlarımızın arkasında…
    Kevaşe’ye bak hele!..
    Amok koşucusu filan mı zannettin sen bizi Lan?!.
    Camoka Yamtar döküntüsü Tarkan bozuntusu bitli çeri!..
    Cigebaytını sıfırlamadan kes sesini de..
    Bütün öfkemi de senden almayayım gari…

  12. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E KISA CEVABLAR V.
    Dur.Duur!Daha bitmedii!..
    Zulme karşı Mazlum’un..Mazlumlar’ın yanında..
    Her zaman ve her zeminde..
    Arslanlar gibi dövüşen..
    Ve asla topukları üzerinde dönmeyen.
    Herbiri Ebu Zer yüzlü,Ali yüzlü,Hüseyin yüzlü..
    Erlerden mürekkeb..Herbiri adeta birer terkib-i bend.
    Olmuş ve bundan sonra da olagelecek olan.
    Toplu direniş cemiyet ve cemaatlerimizi saymadım daha
    Bak öyle sivil toplum örgütü falan filan demiyorum haaa!
    Belki sivil direniş örgütü demek istiyorumdur.
    Ne belkisi aynen de öyle hemi de.
    Fedaiyan-ı İslam dan tut..Cemaat-i İslami’ye…
    İhvan-ı Müslimin den tut..Milli Türk Talebe Birliği’ne..
    Akıncılar’dan tut..Lübnan Hizbullah’ına..Hamas’tan tut..
    İslami Tevhid’e…Mazlum Der’den Özgür Der’e…
    Bab-ı Ali Vakfı’ndan.. İlkav’a..İkdam’a..Kadar..
    Ve daha nicesini sayamadığım ..
    Neredeyse her il,ilçe,köy ve kasabada..Kendinden geçmiş..
    Allah’ından geçmemiş..Allah delisi..Allah’ın Deli’si..
    Bir avuçcuk adam gibi adam;kadın -kız-erkek-genç-ihtiyar.
    Çoluk-çocuk-deli-müslüman var ise deliler gibi..
    Çalışıp çabalıyor ve asla hiç korkmadan da..
    Her biri birer Hüseyin birer Fatıma birer Zeyneb gibi de
    Ter döküyorlar.Ter’il,Ter’il.Tiril tiril ter damıtıp..
    Didim didim didiniyorlar..İHH..HDR..DF..CS..OKY..gibi ve
    Benzeri teşkilatlarımız bünyesinde..
    Hiçbir fedakarlıktan da kaçınmıyorlar.
    Pırıl pırıl parlayan gözleriyle..
    Gürül gürül çağlayan yürekleriyle..
    İnsanımızın hizmetine koşuyorlar..
    Sırf Allah rızası için hemi de..Başka birşey için değil.
    Cüceymişiz biz.De get lan Serseri şerefsiz.
    Bu ülkede 80 yıldır kıyametler kopuyo..
    Kıyametleri koparıyoruz..
    Herşeye rağmen evet!..Allah!diyoruz.
    Herşeye rağmen evet!Türban! diyoruz.
    Herşeye rağmen evet!Sakal!bırakıyoruz.Ama!
    Bu senin bildiğin şişe içinde sakal değil yavrum.
    Herbiri birer insan numunesi olan..
    Yeryüzü’nün Eryüzlü Yiğitleri’nin sakalıdır bu..
    Şişede durduğu gibi duruyor filan da değildir.
    Anladın mı? Sersem!
    Üniversite kapılarında sen haykırmadın.
    Anıtkabirlerde elinde Kur’an sen çağırmadın ve.
    Senin adın deli’ye çıkmadı sayın soğan erkeğim benim!
    One Minut!diye rest çeken parmak ta..
    Senin parmağın değil..Bizim parmağımızdı..
    Don Kişot akıllım benim..
    Sen akıl vermeyi bırak ta ..
    Önce Sanço Panço olmaya bak zavallım benim!

  13. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E KISA CEVABLAR VI.

    23.Kıl hamasetiyle kurulan ve nice kıllar’ı..
    Nice kıt alkıllı serseri çakallar’ı kahraman yapan.
    İnsanlığ’ın başına da bela yapan imparatorluklar’ı da..
    Biliyoruz biz..Kıllık yapmaya senin de hevesin var ise..
    Buralarda boşuna nefes tüketme.Var hem-an git..
    Ergeneocon’a katıl.
    Şu dar zamanlarında basbayağı işlerine de yararsın hani..
    Sezar Ümmeti miyiz lan biz?Şerefsüz!
    24.Tipten kaybetmiş mişiz!
    Tipsiz’e bakhele!
    Aradığın tiplerden geçilmiyo lan ortalık..
    Müslüm Gündüz ve avanelerinin..
    Başımıza ne işler açtığını unutmadık daha..
    Bu seni kesmediyse,aradığın tipleri buralarda bulamıyosan
    Memalik-İslamiyye’nin sair bölgelerinde bolca mevcuttur..
    Git ekmeğini oralarda ara yavrum!
    Yoksa bizim buralarda kesin aç kalırsın.Sana da yazık!
    25.Senin maksadın ne aslanım?
    Kumanda olmak istiyorsan.
    Muhammed’imizden de..Sakalından da uzak dur..
    Uzaktan kumanda zıplamalara çok meraklıysan..
    Git CIA’ya MİT’e eleman yazıl..
    Anladın mı canım?
    26.Cüceyiz biz.Hem de yedi cüceyiz biz..
    Pamuk Prenses’imiz de var..Beyaz Atlı Prens’i(bi)miz de..
    N’olcek len?!
    Nice Devler’i dize getiren de biz değilmiyiz yani?
    Yalıgazığı Deve!..
    27.Kişisel Gelişim Kitabları aşığı filan da değiliz.
    Kişisel Erişim Dergahları’mız var bizim..
    Sen de gelsen eyi olur.
    28.Fakirlik te yaşamasın yani!
    Yok olsun fakirlik!
    Ve asıl..
    O fakirler üzerinden Edebiyat yapan.
    O fakirler üzerinden slogan sallayan.
    Her türden rantperestler kahrolsun anasını satiym!.
    29.Edilgenlikten haz almamaya başladıysan.
    Sakın bize bulaşma!
    Kendini bizim üzerimizden test etmeye filan da kalkma!
    Testislerini patlatıveririm haberin olsun!
    30.Teferruat bizim için önemlidir.
    Şeytan ayrıntı da gizliy se..
    Gizlendiği ayrıntıyı bacaklarından ikiye ayırıp caarrt!..
    Korksan iyi olur canım!
    31.Sen daha yolun başındasın yavrum!
    Yapamıycaan şeyleri sakın söyleme..
    Yapmadığın şeyleri de söyleme..
    Bizim işlerimiz’e senin değil..
    Dünya’nın bütün gizli servislerinin bile aklı ermez..
    Çünkü Allah’ın hikmetinden nasibi olmayanların..
    Allah’ın tuzaklarından da asla haberi olabilemez..
    İyisi mi sen git balkonlu bir ev kirala..
    Balkonuna da bi barbekü yaptır.
    Bi şalvar giy.Bi poşu bağla..
    Biraz da palabıyık edin.Mangalı yak.Izgaranı yap.
    Teyib’in sesini de sonuna kadar aç..
    Göbeğini kaşıya kaşıya mangal keyfi yap..
    Ara sırada da “HAARK!”yapıp;
    Balkondan aşşağa tükür..
    Belki kafirin birinin suratına deggelir de..
    Bedavadan Cennet’e gidersin..
    Ha?! Nasıl?! İyi fikir değil mi?.

  14. veysel veli diyor ki:

    ŞEREFSİZ’E KISA CEVABLAR VII.
    32.Kafiye ve şiirsellik sencileyin erkekliği öldürüyosa..
    Vallahi aşkolsun!Çok iyi ediyo valla!..
    33.Ne demek istiyon sen aslanım?!
    Sen şimdi bin yıllardır şiir diliyle konuşup halleşen.
    Bu müslüman gariban halklar’a ne demek istiyon lan yanaz?
    Açtırma benim bayramlık ağzımı!
    34.Müslümanlar yalnız değildirler ki çığlık atsınlar!
    Biz sencileyin çılgınların çığırtkan çığlıklarına…
    Tahammül terbiyesi alabilmek için seçeriz yalnızlığı.
    Halvet yalnızlık değildir.
    Ki..
    Ol halvetten çıktukta gösterüverirük hemi de..
    Cümlalem’e..
    Sessiz çığlık nasıl atılıverilirmiş!
    Yalnız kalabalıklar’a..
    Sur nasıl üfleniverilirmiş..
    Gösteriveririz illa billah aliyül aziymm!
    35.Merhem olamadıysan yalnızlara bu senin suçundur.
    Ortalıkta merhemim diye dolaşmıycaktın aslanım.
    36.Sevecek kimse bırakmadığında arkanda..
    Sevebilecek bir Allah’ta bulabilemzsin karşında.
    Ne lan bu?
    Patron metres ilikisi mi bu?
    Yoksam pavyon fedaisi gazinocular kralı ilişkisi mi?
    37.Vallahi!. Allah’ı sevmek..
    Kız sevmeye de benzer.Eş sevmeye de benzer.
    Çocuk sevmeye de benzer..Anne-baba sevmeye de..
    Konu-komşu eş-dost; akraba sevmeye de benzer.
    Arkadaş,yoldaş,ahbab,yaren,haldaş sevmeye de benzer.
    Börtü-böcek, kelebek-çiçek sevmeye bile benzeyebilir.
    Dahası bütün bir Evren’i..
    Bütün bir mahlukat’ı sevmeye de benzer.
    Aşk-ı Hakiki mecaz’dan..Mecaz dahi Hicaz’dan geçer..
    Tamam mı koçum!?.
    Git biraz Pir-i Aşk;Kırk Hadis,Leyla vü Mecnun..
    Mem u Zin..Niyazi-i Mısri..Mesnevi..Ve dahi.
    Şem-ü Pervane filan okuyup talim eyle de.
    Öyle gel yavrum benim!
    38.Reklamla Şiir’i karıştırıyosun galiba!
    Annen sana Anna Maria okutmadı galiba?
    Halil Cibran’ı da tanımazsın sen büyük ihtimalle.
    İkbal’i..Sezai’yi..Akif’i..Nurullah Genci’i..
    Arif Nihad’ı..
    Ve elbet..
    Sessiz ve suskun çığlımız Nuri Pakdil’i de..
    Duyup işitmediysen.
    Bir kulağın olduğundan kesin kuşku duyulur.
    Eski kulağı kesiğim benim!
    39.Sui misal emsal olmaz aslanım benim.
    Olsa olsa anca ibretlik.
    Tamam mı erkeğim benim!?
    40.Oğlum iyi değilsin sen.
    Ya doktorunu değiştir;
    Yahut doktoruna söyle.
    Doktorun kendini değiştirsin.
    Deli’ye yel verip eline bel vermeyi de..
    Kesin bıraksın gari.
    41.Kestane’den usanmış olabilirsin ve fakat bu.
    İlla it boku karıştırmanı da gerektirmez.
    Müslümanlar’a laf atmak;
    Liseli Kızlar’a laf atmaya da benzemez.
    Çok fena”cısss!” yaparlar adamı.
    Anladın mı Çöldeki Kutup Ayısı!.
    Anladın mı ha?!.
    Üfürükten Teyyare!

Yorum Ekle