Yolcu Dergisi » Block Archive » BİR AVUÇ YANLIZLIK

BİR AVUÇ YANLIZLIK

Deneme by Zahir Ertekin Yorum ekle

Bu zamanın en mühim meselelerinden biri insanın kendi nefsini ikna etmesidir.

Çorak bir rüyada yalnızlık biriktirmekten alıkoy düşlerini.

Kapıda seni bekleyen yalnızlıkları içeri almadan yalnız kal ve sabırla düşün.

Ayaklarım ne zaman yere basacak, ben ne zaman yerli olacağım. İnsanlar arasında insanlardan bir insan olma veya yalnız kalmanın hususiyetini ne ölçüde anlamışım diye soruyorum kendime?

Yalnızlığın çepeçevre sardığı dünyamın içinde gezinirken gördüklerimin sahihlik derecesi ne kadardır?

Yalnız kalmak ile yalnızlık aynı şeyler mi acaba?

Yalnızlıktan murad nedir? Kimler ve niçin yalnızlık? Mutlak yalnızlığın buutları nelerdir?

Ey kendini yalnız zanneden kalabalık insan! Bilir misin düştüğün, küçültülmüş koca bir hezeyandır seninki. Nasıl zannedersin ki asıl mal sahibini kendini?..

Çoğaldığın, çoğaltıldığın doğru değil diyorsun, kapıda seni bekleyen bir sürü yalnızlığın olduğunu söylüyorsun.

Evet, dokuduğum bu kapı beni tırmalayacak, beni yalnızlığa bulaştıracak. Yalnızlık tadacak tenim, yalnızlık yalvaracak bedenim ve ruhum yalnızlık yalayacak. Bir süre böyle devam ededursun, hayat yalnızlığa adapte olacak adeta…

Güneşin asaleti yalnızlığında saklıdır.

Çalacak başka kapısı olmayanların çalacağı yalnız birinin kapısı vardır.

Yalnızlık, biricik yalnız ve aziz olana yönlendirirse mükemmel bir anlam kazanmış olur.

Gideceğim başka kapı yok. Ben. Ne varsa bunun içinde işte. Kalabalık ve yalnız.

Toprak ‘ben’ in içinde, ateş, öfke ve gurur ‘ben’in içinde. Yalnızlık da var onda. Daha neler var neler…

Sırası mı yalnızlığın şimdi diyenleri de biliyorum. Tam sırası. Avuç avuç kendinden uzaklaşanları gördükçe tam da sırası diyorum yalnızlığın. Adamlılığın hali. Büyümek için tüketilen enerji yalnızlık. Bunun için sırası.

Her gün tomarca biriktirdiğim duyguları akşam beni kapıda karşılayan yalnızlığa hibe ediyorum, geriye avuçlarımda taze yalnızlıklar kalıyor, görüyorum. Âlem böyle deveran ediyor. Sular böyle çoğalıyor. Derviş bu şekliyle kendinden geçiyor. Başka türlü ‘bir’ gerçeğini haykırma yöntemini bilmiyorum. Sessiz sedasız büyüyen yalnızlıklardır içimizdeki devleri güvercinlere dönüştüren. Yalnızlığı giyene yaklaşan hüzün ile biçim alır. Arif isen veya kendin olmak istersen, ‘içine doğru derinleşip dibi görünmeyen bir kuyu olmak ’ istersen yalnızlık kapıda seni bekliyor.

Varlık bizi destekliyor. Yalnızlığın ‘tek’likle ilişkisini kuruyor. Her ‘yalnız’ ‘tek’ olanın kucağında çoğalıyor, ‘tek’, gerçek ‘yalnız’ sıfatına bu suretle sahip olduğunu bize öğretmiş oluyor.

Yalnız ve asude baharlar bizi bekliyor.

Sur’a yalnız üfürülecek…

Bir yer var ki asla iki kişilik bir programı kabul etmiyor. Yalnız. Teke tek veya…

Hesap günü var ya, işte orası da yalnız kalabalıklarla doludur.

Bir içimlik çay tadında o kadar çok yalnızlıklar var ki… Düşünmek, yazmak, kılmak, gülmek gibi… İnsanı demleyen anları kovalar yalnızlık ve insanı insan kıvamını kor.

Ey beni benden söküp atmaya kadir olamayan yalnızlığım! Beka hislerim beni acelecilik, acemilik ve yalnızlaşan duygularımla suçluyor.

Daha çok yalnızlık bereketi, daha çok Sen, yalnızlaştıkça daha çok Sen, elimden tut Allah’ım.






“BİR AVUÇ YANLIZLIK“ için 12 yorum var

  1. sema diyor ki:

    kelimesiz kalmaktır yanlızlık..

  2. fazilet diyor ki:

    kendinsiz kalmaktır yalnızlık.

  3. LeyL diyor ki:

    …Allah kuluna kafi değilmi???(zümer 36)…
    Yalnızlığa nolaki…

  4. veysel veli diyor ki:

    “Şu Allah’tan bi kurtulamadım gitti!.”
    diyordu deli’nin biri:
    “Ben bıraksam o bırakmıyo; O bıraksa ben bırakmıyom!”
    “Dövüyo mu seviyo mu onu da anlıyamadım Veysel abi!”
    Aynen şunu dedim:
    -Hadi len hadi!..Aşkından deli divane olmuşsun bana polim
    yapıyon he mi?..Seni gidi uyanık seniii…!
    ……….
    Önce hıkır hıkır güldü deli.
    Sonra oturup…
    ………

    Ne yalnızlığı be!..
    Kimi kandırıyonuz sabah sabah ?
    Yer miyim bidaha?
    ————–

  5. LeyL diyor ki:

    ELVeLi…
    senki sana güvenenleri himaya edensin…
    sana tevekkül ettim,vekilim sensin…
    senki her hacetimi görüp gözetirsin…
    sana iman ettim,sahibim sensin…
    senki yalnızlığımda bana yarenlik edersin…
    sana inandım sırdaşım sensin…
    sen ki verdiğini eksik vermez tamam eylersin…
    sana güvendim,velim sensin…
    sen ki beni yoklukta bırakmaz,beka verirsin…
    sana bağlandım, dostum sensin…
    sana tutunuyorum…
    kimsenin yere atmasına izin verme beni…
    ve …
    tut ellerimi…(amin)
    (innellahe meana)

  6. veysel veli diyor ki:

    GÜN GECEYLE BAŞLAR

    Ayık dur.. A’ma ol
    Yakınma karanlıktan../..Suz olma../..Neye yarar?
    Görmezsen bülbülün gördüğünü

    Secde’ye var../..Zar u zar
    Bağırma da

    Ah yar!
    Niyazide niyaz içre neler var

    Yolculuk başlar birazdan../..Tan ağarır
    Şafak sökünür
    Kızarır yanakları mahcub sevgilinin../..
    Har yanar
    Gül dökülür leyl a dudaklarından
    Şair dövünür

    Gün Gece’yle başlar. Sır muamma değildir..
    Akıl yavaşlar. Ten çekilir. Perdeni indir.
    Gece senindir

    Gördüğün rüya değildir.Senin senliğin
    Benim benliğim
    O’nun yarenliği

    Bizim duamız../..Duvar değildir

    Uyarı var sa../..Uyarıyor sa.
    Ter boşanıyor sa yüreğinden.
    Arıyor say.
    Sevinmelisin.

    Bulunuş bunsuz değildir teveccüh elzem
    Sahra susuz değildir../..Yol tepersem
    Diz çökersem - Yer öpersem
    Zem Zem

    Gülmelisin ve.

    Bilmelisin

    Gün nedir ki Gece’ye hazırlıktan başka.?..

  7. veysel veli diyor ki:

    YA VELİ!..

    Güvendim. Himaye edesin diye değil.
    Tevekkül ettim.Vekilim olasın diye değil.
    Hace bildim. Hacetimi göresin diye değil.
    İman ettim. Bir şeyler versin diye değil.
    Yalnız bırakmıyorsun ki yarenlik et diyeyim.
    “Sana inandım!” Haşa!Nasıl diyebilirim?
    Ben benden menkul değilim ki ya Veli!
    Ya!

    Senden nasıl bir şey isteyebilirim ?
    Ne vermemişsin ki?

    Ya Veli ya !
    Göz ver Leyl’a’ ya.

  8. LeyL diyor ki:

    Can,
    paslı bir bıçak yarasıdır varlığın gögsünde,tenin beyaz yüzünde bir kardelen hülyasıdır…ev canlı yıldızı,yerin en kanlı çiçeğidir…yarada kabuk bağlayan herneyse,buzda kristal gecinen her neyse,gökten yukarıda,yerden aşağıda ne varsa kanayan,hepsi can yüzündendir…hep can gözündendir…hep can özündendir…
    Yüreğimzin yayında gerili oktur can…
    ki buralı değildir…şimdiye razı değildir…bizden önceleri ve bizden sonralarıdır…gölgemizin kuytusunda saklı hayaldir can…ki bizden ama bizimle kalmayandır…Alnımızdaki doğmuş şebnemdir can,ki bizde ama bize ait olmayandır…bizden ötelerdede aşıkları vardır…
    (LeyL leylinde mahfuzdur ve mesrurdur…buralarda mutsuzdur)

  9. LeyL diyor ki:

    …özümde benle gözümde…delinin duasını LeyL de eder her demde…lakin küçük bir hicvin ağırlığı çöreklendi hüznüne…konuştuğu gibi yazamıyor LeyL,öğrendi…sustuğu gibi yazmak yakışıyor LeyL’e…
    …velinin hatrı vardır leyl yanında.velinin sözü yakışıyor yolda olanlara…yolda kalanlara…

  10. veysel veli diyor ki:

    Hiç bu kadar utanmadı Deli.
    Elleri yüzünde ağlamaya gitti.
    Yüzü ellerine dökülsün için
    Gölgesi’nin kuytusunda…..
    ……/….

    Ah ey aah! Göz göz olmuş can’ın feryadın duymasın canan.
    Olmasın can’ından bir divane sehvine uymasın canan.

    Ayende bilsin eyler avded bigüna günleri saymasın canan
    Sanmasın rica bilmez bu divane. El yerine koymasın canan

    Can’ın sıktıysa can’ın can’ı çıksın bucan’ın lazımdeğil a
    Adı olmaz bi can’ın sözü m’olur söz yerine koymasın canan

    Veysel Veli ya?! Göz diledi canan’a mecnun’u görsün deyü
    Ne gördüğün bilmemiş.Bundangeru gözyerine koymasın canan

  11. veysel veli diyor ki:

    Mahfuz imiş leyli Hafız içre Hüda ya! İbret olsun aleme
    Zahiri mahsusimiş gülhususunda kimseye asla uymasın canan

    (Beyt ül hatem)

  12. LeyL diyor ki:

    Ağlamadan
    Dillerim dolaşmadan
    Yumruğum çözülmeden gecenin karşısında
    Şafaktan utanmayıp
    Utandırmadan aşkı
    Üzerime yüreğimden başka muska takmadan
    Konuşmak istiyorum…

Yorum Ekle